Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/5498 K.2012/4514
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın gündüzleyin sert bir cisimle kapı kilidini zorlayarak içeri girip hırsızlık işlemi yapmasıdır; mahkeme bu eylemin 765 sayılı TCK’nın ilgili maddelerine ve 5237 sayılı TCK’ya göre suç teşkil ettiğini kabul etmiştir. Mahkeme, sanığın hırsızlık suçu nedeniyle mahkumiyet kararı vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Şişli 11. Asliye Ceza Mahkemesi)
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafindan işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Oluş ve dosya kapsamına göre, sanığın gündüzleyin sert bir cisim kullanarak yakınması süren mağdurun kapısının kilit dilini zorlamak suretiyle açıp içeri girerek hırsızlık yaptığının görgü tespit tutanağından anlaşılması karşısında;
1- Maddi ceza yasalarının kendi aralarında infaz yasalarının da kendi aralarında ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekeceği düşünülmeden; lehe yasanın belirlenmesi için yapılan karşılaştırmada, sanığın cezaevinde kalacağı sürenin de hesaba katılması suretiyle, yazılı biçimde uygulama yapılması,
2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522, maddelerine göre, hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 53, 116/1, 53, 151/1, 53 maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları ile konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükmü bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında lehe olan yasanın yerinde yeniden değerlendirilme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddesinin gözetilmesine 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafindan işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Oluş ve dosya kapsamına göre, sanığın gündüzleyin sert bir cisim kullanarak yakınması süren mağdurun kapısının kilit dilini zorlamak suretiyle açıp içeri girerek hırsızlık yaptığının görgü tespit tutanağından anlaşılması karşısında;
1- Maddi ceza yasalarının kendi aralarında infaz yasalarının da kendi aralarında ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekeceği düşünülmeden; lehe yasanın belirlenmesi için yapılan karşılaştırmada, sanığın cezaevinde kalacağı sürenin de hesaba katılması suretiyle, yazılı biçimde uygulama yapılması,
2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522, maddelerine göre, hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 53, 116/1, 53, 151/1, 53 maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları ile konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları yönünden 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükmü bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında lehe olan yasanın yerinde yeniden değerlendirilme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son.maddesinin gözetilmesine 14.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.