Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/4464 K.2012/15919
Özet: Uyuşmazlık konusu, hırsızlık suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararı ve bu kararın temyiz edilmesiyle ilgili olarak, bir yargılamada yeniden kurulan ikinci hükümün hukuki değerden yoksun olduğunun belirlenmesidir. Mahkeme, 22.03.2007 tarihli ikinci hükmü yok hükmünde kabul ederek, ilgili sanıkların temyiz başvurularını reddetmiş ve kararın kesinleşmesini onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan Kemaliye Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2002 gün ve 2000/4 Esas, 2002/6 Karar sayılı önceki hükmünün sanıklar yönünden temyiz edilmediğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeyen ilk hüküm, kesinleştirildikten sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlüler ... ve ... hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'a ilişkin ilk hükmün, adı geçen tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 6. Ceza Dairesi Başkanlığınca sanık hakkında kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan hükümlüler ... ve ...'in tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 22.03.2007 tarih ve 2006/19 Esas, 2007/3 Karar sayılı hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenle; ... ve ... hakkında yeniden kurulan 22.03.2007 tarihli hükme yönelik, konusu bulunmayan hükümlüler ... ve ... savunmanının temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nın 317. maddesi uyarınca, REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, lehe yasanın belirlenmesi yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 gün ve 2007/9-7-2008/56 sayılı kararında açıklandığı üzere; kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılmış bulunan tefhim veya tebliğin, kendisine zorunlu savunman atandığından haberdar edilmeyen sanık ... hakkında hukuki sonuç doğurmayacağının anlaşılması karşısında,
1-) Sanığa gerekçeli kararın, başvurabileceği yasa yolunu, türünü, süresini, merciini, sürenin ne zaman başlayacağını ve nerelere ne biçimde müracaat edebileceğine ilişkin açıklamayla birlikte tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklenerek,
2-) Sanığın bilgisi dışında atanan savunmanın temyizini kabul edip etmediği konusunda anlatımı da saptanarak,
3-) Sanığın temyizi durumunda da, bu konuda ek tebliğname düzenlenerek incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 26/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan Kemaliye Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2002 gün ve 2000/4 Esas, 2002/6 Karar sayılı önceki hükmünün sanıklar yönünden temyiz edilmediğinin anlaşılması karşısında;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 tarih ve 2007/125-186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeyen ilk hüküm, kesinleştirildikten sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlüler ... ve ... hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...'a ilişkin ilk hükmün, adı geçen tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay 6. Ceza Dairesi Başkanlığınca sanık hakkında kurulan hükmün bozulmasına karar verilmesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan hükümlüler ... ve ...'in tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 22.03.2007 tarih ve 2006/19 Esas, 2007/3 Karar sayılı hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenle; ... ve ... hakkında yeniden kurulan 22.03.2007 tarihli hükme yönelik, konusu bulunmayan hükümlüler ... ve ... savunmanının temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nın 317. maddesi uyarınca, REDDİNE; 5252 Sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, lehe yasanın belirlenmesi yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.03.2008 gün ve 2007/9-7-2008/56 sayılı kararında açıklandığı üzere; kendisine zorunlu savunman atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu savunmana yapılmış bulunan tefhim veya tebliğin, kendisine zorunlu savunman atandığından haberdar edilmeyen sanık ... hakkında hukuki sonuç doğurmayacağının anlaşılması karşısında,
1-) Sanığa gerekçeli kararın, başvurabileceği yasa yolunu, türünü, süresini, merciini, sürenin ne zaman başlayacağını ve nerelere ne biçimde müracaat edebileceğine ilişkin açıklamayla birlikte tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklenerek,
2-) Sanığın bilgisi dışında atanan savunmanın temyizini kabul edip etmediği konusunda anlatımı da saptanarak,
3-) Sanığın temyizi durumunda da, bu konuda ek tebliğname düzenlenerek incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 26/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.