Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/3100 K.2012/4989
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozmak suçlarından mahkum edilmesinin temyiz başvurusu ile ilgiliydi. Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek mahkumiyet kararını sürdürdü.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık-Konut Dokunulmazlığını bozmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Osmaniye 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2007 gün ve 2007/45 esas ve 2007/142 karar sayılı kararda Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 232/6 ve 291. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak temyiz yasa yoluna başvuru süresinin başlangıç zamanı açıkça gösterilmediği gibi 31.07.2007 tarihli temyiz dilekçesini Nevşehir Kapalı Cezaevi aracılığıyla gönderen sanığın, benzer yöndeki diğer dilekçelerinde de 29.05.2007 tarihinde annesine tebligat yapıldığı sırada Nevşehir Kapalı Cezaevinde bulunduğunu beyan ettiği, Uyap sisteminden yapılan kontrolde de sanığın 21/05/2007 tarihinde Nevşehir Cezaevine girdiği ve 17/08/2009 tarihinde çıktığı anlaşıldığından açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile anılan mahkemenin 14/08/2007 ve 04/09/2007 günlü 2007/45-142 sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararları kaldırılarak yapılan incelemede;
Yakınanın "..." olan soyadının gerekçeli karar başlığında "..." olarak yazılması yerinde giderilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiş; Sanık ...’in adli sicil kaydına göre hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Sanık hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık ...'in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Konut dokunulmazlığını bozmak suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlendiği düşünülmeden, anılan suçla ilgili verilen cezanın 5237 sayılı TCY’nın 119/1-c maddesi ile artırılmaması,
2- Suç ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Yasanın 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 253/1. maddesi gözetildiğinde, sanığın işlemiş olduğu iddia edilen geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğunun anlaşılması karşısında; taraflar arasında öncelikle 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma girişiminde bulunulması, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine yargılamaya devam olunarak sonucuna göre hukuki durumun belirlenmesi gerektiği düşünülmeden, taraflara uzlaşmayı kabul edip etmedikleri de sorulmadan, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 12/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık-Konut Dokunulmazlığını bozmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Osmaniye 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2007 gün ve 2007/45 esas ve 2007/142 karar sayılı kararda Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 232/6 ve 291. maddelerinde öngörülen yöntemlere uygun olarak temyiz yasa yoluna başvuru süresinin başlangıç zamanı açıkça gösterilmediği gibi 31.07.2007 tarihli temyiz dilekçesini Nevşehir Kapalı Cezaevi aracılığıyla gönderen sanığın, benzer yöndeki diğer dilekçelerinde de 29.05.2007 tarihinde annesine tebligat yapıldığı sırada Nevşehir Kapalı Cezaevinde bulunduğunu beyan ettiği, Uyap sisteminden yapılan kontrolde de sanığın 21/05/2007 tarihinde Nevşehir Cezaevine girdiği ve 17/08/2009 tarihinde çıktığı anlaşıldığından açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile anılan mahkemenin 14/08/2007 ve 04/09/2007 günlü 2007/45-142 sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararları kaldırılarak yapılan incelemede;
Yakınanın "..." olan soyadının gerekçeli karar başlığında "..." olarak yazılması yerinde giderilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edilmiş; Sanık ...’in adli sicil kaydına göre hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Sanık hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık ...'in temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Konut dokunulmazlığını bozmak suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlendiği düşünülmeden, anılan suçla ilgili verilen cezanın 5237 sayılı TCY’nın 119/1-c maddesi ile artırılmaması,
2- Suç ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5560 sayılı Yasanın 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 253/1. maddesi gözetildiğinde, sanığın işlemiş olduğu iddia edilen geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçunun uzlaşma kapsamında bulunduğunun anlaşılması karşısında; taraflar arasında öncelikle 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma girişiminde bulunulması, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine yargılamaya devam olunarak sonucuna göre hukuki durumun belirlenmesi gerektiği düşünülmeden, taraflara uzlaşmayı kabul edip etmedikleri de sorulmadan, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 12/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.