‹ Ana sayfa
Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/2812 K.2012/3166

Esas No: 2008/2812 · Karar No: 2012/3166 · Karar Tarihi: 27.02.2012
Özet: Uyuşmazlık, mahkemece hırsızlık ve sarhoşluk suçlarından verilen mahkumiyet kararıyla ilgili temyiz başvurusudur; Mahkeme, hem sarhoşluk hem de hırsızlık suçlarının işlendiğini kabul ederek, savunma taleplerini reddederek kararın devamını sağlayarak mahkumiyeti onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, sarhoşluk

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I- Sanık hakkında sarhoşluk suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Sanık hakkında sarhoşluk suçuyla ilgili olarak, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 35/1. maddesi uyarınca verilen “50 TL idari para cezasına” ilişkin karara karşı, aynı Yasanın 29/5. maddesi uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, sanık savunmanının bu konudaki temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, 5271 sayılı CMK'nun 264/1. maddesi uyarınca sanık ... savunmanı yönünden yasa yolu ile merciinde yanılma haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin 2. fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,

II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;

Adli sicil kaydına göre, kasıtlı suçtan hükümlülükleri bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

Sanığın geceleyin saat 01.30 sıralarında, hırsızlık yapmak amacıyla yakınan Yahya'nın işyerine alüminyum kapıyı bıçakla kanırtıp girdikten sonra yazarkasayı zorlayarak açmaya çalıştığı sırada ihbar üzerine işyerine gelip kendisini yakalamak isteyen kolluk görevlilerine bıçak çekip karşı koyduğu, işyerinin camlarını kırdığı, işyerinden çıkıp kaçmaya çalıştığı sırada kovalamaca sonucunda yakalandığının anlaşılması karşında; 765 sayılı TCY’nın 495/2.maddesinde düzenlenen dolaylı yağma suçunun 5237 sayılı TCY’nda öngörülmemiş olması nedeniyle, eylemlerinin anılan Yasanın 142/1-b,143/1,35/2.maddelerine uyan hırsızlığa teşebbüs suçunun yanında aynı yasanın 116/2-4 maddesine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma,265/1-4.maddesine uyan görevi yaptırmamak için direnme, yakınma bulunduğu için 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun gözetilmemesi; 5237 sayılı TCY.nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı ” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki “hafif “ veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiriler dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.2.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?