Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/19918 K.2011/45442
Özet: Uyuşmazlık, sanığın geceleyin iki ayrı hırsızlık eylemi gerçekleştirmesi ve bu eylemlerin 5237 sayılı TCK ile 765 sayılı TCK hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi konusundadır. Mahkeme, her iki yasaya göre ayrı ayrı cezaların belirlenip karşılaştırılması gerektiğini kabul ederek, sanığın hırsızlık suçlarından dolayı mahkumiyet kararı verirken aynı zamanda geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da göz önünde bulundurarak cezanın indirimli olarak uygulanmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi (Kapatılan Fatih 4. Asliye Ceza Mahkemesi)
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCK’nun 491/ilk ve 493/1 maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, birinci hırsızlık eyleminin geceleyin inşaat halindeki binadan açıktan demir kesme makasının çalınması şeklinde gerçekleştiği, ikinci hırsızlık eyleminin ise demir kesme makası kullanılarak geceleyin yakınana ait dükkanın sağlam ve dayanıklı asma kilidi kesilip dükkana girilerek içeriden bir adet cep telefonu çalındığı sırada sanığın yakalanarak eylemin kalkışma aşamasında kalması şeklinde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; birinci eylemin 5237 sayılı TCK.nun 141/1, 143. maddelerinde belirtilen hırsızlık eylemini oluşturduğu, ikinci eylemin ise 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143, 35/2, maddelerinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/2-4. maddesinde belirtilen geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçu ile 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
./..
-2-
2- 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek anılan madde uyarınca cezalardan indirim yapılması,
3- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından dosya içeriğine göre sanığın eylemlerine uyan, 765 sayılı TCK’un 491/ilk, 522, 59. maddeleriyle, 5237 sayılı TCK’nun 141/1, 143, 62, ayrıca 765 sayılı TCK.nun 493/1, 522, 62, 59 maddeleriyle 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143, 35/2, 62, 116/2-4, 62, 151/1, 62. maddeleri uyarınca, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarıyla ilgili olarak uzlaşma koşulları da değerlendirilerek uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasanın belirlenmesi gerekliliği,
4- 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, suçun geceleyin işlenmesi yönünden artırım, oranının tesbiti için bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması, uzlaşma hükümlerinin değerlendirilebilmesi ve önceki yasaya göre suçun yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
5- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesi uyarınca verilen cezalardan 1/3 oranında indirim yapılmasına karar verildiği halde indirimin ceza miktarlarına 2/3 olarak yansıtılması,
./..
-3-
6- Sanık hakkında TCK’nun 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer C. Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine 03.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCK’nun 491/ilk ve 493/1 maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, birinci hırsızlık eyleminin geceleyin inşaat halindeki binadan açıktan demir kesme makasının çalınması şeklinde gerçekleştiği, ikinci hırsızlık eyleminin ise demir kesme makası kullanılarak geceleyin yakınana ait dükkanın sağlam ve dayanıklı asma kilidi kesilip dükkana girilerek içeriden bir adet cep telefonu çalındığı sırada sanığın yakalanarak eylemin kalkışma aşamasında kalması şeklinde gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; birinci eylemin 5237 sayılı TCK.nun 141/1, 143. maddelerinde belirtilen hırsızlık eylemini oluşturduğu, ikinci eylemin ise 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143, 35/2, maddelerinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/2-4. maddesinde belirtilen geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma suçu ile 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
./..
-2-
2- 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek anılan madde uyarınca cezalardan indirim yapılması,
3- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından dosya içeriğine göre sanığın eylemlerine uyan, 765 sayılı TCK’un 491/ilk, 522, 59. maddeleriyle, 5237 sayılı TCK’nun 141/1, 143, 62, ayrıca 765 sayılı TCK.nun 493/1, 522, 62, 59 maddeleriyle 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143, 35/2, 62, 116/2-4, 62, 151/1, 62. maddeleri uyarınca, iş yeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarıyla ilgili olarak uzlaşma koşulları da değerlendirilerek uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasanın belirlenmesi gerekliliği,
4- 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, suçun geceleyin işlenmesi yönünden artırım, oranının tesbiti için bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması, uzlaşma hükümlerinin değerlendirilebilmesi ve önceki yasaya göre suçun yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
5- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesi uyarınca verilen cezalardan 1/3 oranında indirim yapılmasına karar verildiği halde indirimin ceza miktarlarına 2/3 olarak yansıtılması,
./..
-3-
6- Sanık hakkında TCK’nun 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer C. Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine 03.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.