Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/19862 K.2011/44156
Özet: Uyuşmazlık, mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından hüküm giyen sanıkların temyiz talepleridir; mahkeme, bu suçlamaların kanıtlanmasına dayanarak sanıkları suçlu bulmuş ve ceza kararını kesinleştirmiştir. Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek, sanıkların hırsızlık ve mala zarar verme davalarında mahkumiyet kararıyla sonuçlandırmıştır.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık-Mala zarar vermek
HÜKÜM:.Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCY’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezaların tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanıklar ..., ... ve ... savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) İddianamede 765 sayılı TCK’nun 145. maddesinin uygulanmasının istenmesine karşın, CMK’nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-) Sanıkların, yakınana ait aracı düzkontak yapmak suretiyle çalmaya kalkıştıkları sırada yakalandıklarının anlaşılması karşısında; isteğe bağlı iade koşullarının oluşmadığı ve 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesinin uygulanmaması gerektiğinin düşünülmeden, yasal olmayan gerekçe ile yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık-Mala zarar vermek
HÜKÜM:.Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I- Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCY’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezaların tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanıklar ..., ... ve ... savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) İddianamede 765 sayılı TCK’nun 145. maddesinin uygulanmasının istenmesine karşın, CMK’nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-) Sanıkların, yakınana ait aracı düzkontak yapmak suretiyle çalmaya kalkıştıkları sırada yakalandıklarının anlaşılması karşısında; isteğe bağlı iade koşullarının oluşmadığı ve 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesinin uygulanmaması gerektiğinin düşünülmeden, yasal olmayan gerekçe ile yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 18.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.