‹ Ana sayfa
Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/18778 K.2011/8301

Esas No: 2008/18778 · Karar No: 2011/8301 · Karar Tarihi: 15.06.2011
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın önceki içtimaliyle ilgili 16 ayrı hırsızlık suçunun yargılaması ve ilgili yasa değişikliklerinin uygulanması; Mahkemenin sonucu: Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı hırsızlık suçundan mahkum etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.

Somut olayın incelenmesine gelince:

Sanık ...’ın daha önce verilip kesinleşen içtimalı 16 ayrı hırsızlık suçuyla ilgili olarak, 23.06.2005 gün ve 2005/232 değişik sayılı uyarlama kararı ile dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildiği anlaşılmışsa da;

I- 2001/68-612 sayılı dosyayla ilgili yapılan incelemede;

1- 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki Kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık suçunun yanı sıra geceleyin konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylem nedeniyle verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarında uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi, 765 sayılı TCY’da bu tür eylemlerde ağırlaştırıcı neden olmayan "gece" kavramının 5237 sayılı sayılı TCY’nın 143/1. maddesine göre cezayı artırıcı neden olmasının ve artırım oranının takdiri için duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

2- 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 492/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra 5237 sayılı TCY’nın 116/1-4. maddesinde belirtilen konut dokunulmazlığını bozma ve 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek bu konuda değerlendirme yapılmaması, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemleri nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,

3- Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 492/1, 59, 81/2. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’ nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 116/1-4, 119/1-c, 151/1. maddelerinin, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarıyla ilgili, 5271 sayılı CMK’nun 253- 254.maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükümleri de dikkate alınarak, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanarak, lehe yasanın saptanması zorunluluğu,

4- 5237 sayılı TCK.nun 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması,

5- Kabule göre de;

5237 sayılı TCK’nun 141. maddesi ile belirlenen 1 yıl hapis cezasının anılan Yasanın 145. maddesi ile 2/3 oranında indirimi sonucu cezanın 4 ay yerine 4 ay 13 gün olarak, yine 62. maddesi ile 1/6 oranında indirimi sonucu 3 ay 10 gün yerine, 3 ay 20 gün olarak fazla belirlenmesi,

II- 2001/79-501, 2001/89-989, 2001/29-1063, 2000/158- 2001/566, 2001/144-616, 2001/92-608, 2001/90-611, 2001/86-614, 2001/88-609, 2001/84-621, 2001/82-607, 2001/80-610, 2001/74-606, 2001/72-613, 2001/30-565 sayılı ilamlarla ilgili yapılan incelemede ise;

5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki Kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, ilgili dosyaların dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmakla; söz konusu dosyalar getirtilip, her bir dosya için ayrı ayrı değerlendirme yapılıp, duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 15/06/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?