‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2008/12110 K.2012/1701

Esas No: 2008/12110 · Karar No: 2012/1701 · Karar Tarihi: 09.02.2012
Özet: (1) Hırsızlık suçundan mahkum edilen iki sanığın cezalarının temyiz süreci ve “bozma sirayeti” ilkesinin uygulanması tartışıldı. (2) Mahkeme, temyiz eden sanığın kararını bozan ve diğer sanığın da aynı kararın sonucundan yararlanmasını sağlayan bir karar vererek, temyiz edilmeyen sanığın cezasını kesinleştirdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanıklar ... ve ...'ın hırsızlık suçundan cezalandırılmalarına ilişkin Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 09.10.2003 gün ve 2003/409- 2003/1108 sayılı kararı, sanık ...'ın temyizi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 15.11.2005 tarihli kararı ile sanık ... yönünden, 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması ve sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesi gerekçesi ile bozulmuş ve bozmadan diğer sanık ...'in de yararlandırılmasına hükmedilmiştir.

Yerel Mahkeme bozmaya uyup yargılamaya devam etmiş ve kararı temyiz etmeyen sanık ...'in 765 sayılı TCK'nın 492/1, 522/1,81/1 maddeleri uyarınca 8 ay 24 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmetmiştir. Mahkemenin bu hükmü sanık ... tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

Temyiz davasının açılabilmesi için bu konuda bir isteğin bulunması gerekir. Sanıklardan birinin temyiz istemi, diğerinin de istemi yerine geçmez. Kanun yoluna başvuru talebi yoksa verilen karar kesinleşerek, kesin olmanın hukuki sonuçlarını doğurur. Temyiz etmeyen sanıkların, hükmü temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılması adalete aykırı olduğundan, yasa koyucu, adli yanılgıları önleme ve adaleti sağlamak için genel kurallardan ayrılmış; temyiz isteminde bulunulmuş gibi inceleme yapılmasında yarar görmüş ve “bozmanın sirayeti” müessesesini kabul etmiştir. Sirayetin söz konusu olduğu durumlarda, bozma ilamı üzerine verilen uyma kararı ile temyiz etmemiş sanıklar duruşmaya çağırılarak (lehe bozmalarda tebligat yapılarak) haklarında kesin hüküm kaldırılıp yeniden hüküm kurulması gerekmektedir.

1412 sayılı CMUK’nın 325. maddesine göre, sanık bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır. Ancak, temyiz etmişcesine faydalanmanın kabul edilmesi, bu kimsenin bozmadan sonra yeniden verilecek yeni ve son kararı da temyiz edebilmesine olanak tanımamaktadır. Çünkü, sirayet, yasa gereği kabul edilmiş bir haldir. Bu bağlamda sanık sadece bozma kararının sonucundan yararlandırılmaktadır.

Hal böyle olunca,

Sanık ... için hırsızlık suçundan kurulan 09.10.2003 tarihli hüküm temyiz edilmeden kesinleştiğinden ve sirayet müessesesinin yasal sonucu gereği Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21.03.2006 gün ve 2006/72 esas, 2006/94 sayılı kararı ile kurulan hükmü temyiz etme olanağı bulunmadığından, sanığın bu konudaki isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?