Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/5850 K.2011/8607
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların bıçakla yakınan bir kişinin cep telefonunu ve parasını yağmalayıp yakalandığı olayda, mahkemenin yağma eyleminin tamamlandığını kabul etmemesi nedeniyle yazılı hüküm kurmasıyla ilgilidir. Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddelerini dikkate alarak, sanıkların infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar vererek, önceki kararı bozup yeni bir hüküm onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar savunmanları ile sanık ...
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıkların bıçakla yakınan ...’ın cep telefonunu ve parasını yağmaladıktan sonra, takip sonucu yakalandıkları ve yağmalanan eşyaların sanıkların üzerinde çıktığının anlaşılması karşısında; yağma eyleminin tamamlandığı gözetilmeyip, kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
2- Sanık ... hakkında Kadıköy 3. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 987/737 sayılı erteli cezanın 304.200.000 TL ve Kadıköy 6. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 524/7107 sayılı erteli cezanın 243.360.000 TL ağır para cezaları olduğu, 5237 sayılı TCK.da adli para cezasının ertelenmesine yer verilmemesi nedeniyle, ertelenmiş adli para cezasının aynen infazına yasal olanak bulunmadığının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve savunmanı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddesinin uygulanmasına ve sanık ...’ın erteli bulunan cezalarına ilişkin kararlara göre karar kesinleştiğinde kararımızdan bir suret ilgili mahkemesine gönderilmesine’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Yağma
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar savunmanları ile sanık ...
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıkların bıçakla yakınan ...’ın cep telefonunu ve parasını yağmaladıktan sonra, takip sonucu yakalandıkları ve yağmalanan eşyaların sanıkların üzerinde çıktığının anlaşılması karşısında; yağma eyleminin tamamlandığı gözetilmeyip, kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
2- Sanık ... hakkında Kadıköy 3. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 987/737 sayılı erteli cezanın 304.200.000 TL ve Kadıköy 6. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 524/7107 sayılı erteli cezanın 243.360.000 TL ağır para cezaları olduğu, 5237 sayılı TCK.da adli para cezasının ertelenmesine yer verilmemesi nedeniyle, ertelenmiş adli para cezasının aynen infazına yasal olanak bulunmadığının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve savunmanı ile sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddesinin uygulanmasına ve sanık ...’ın erteli bulunan cezalarına ilişkin kararlara göre karar kesinleştiğinde kararımızdan bir suret ilgili mahkemesine gönderilmesine’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.