‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/4277 K.2011/3871

Esas No: 2007/4277 · Karar No: 2011/3871 · Karar Tarihi: 30.03.2011
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hırsızlık suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararı ve bu kararın temyizinde, 5237 sayılı TCK ile 765 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili hukuki uyuşmazlıktır. Mahkeme, sanığın hırsızlık suçunu işlediğini kabul ederek mahkumiyet kararını sürdürmüş, ancak bazı hakların (hapis infazı süresince hak kullanma ve alt soy üzerindeki velayet) koşullu salıverilen sanık için uygulanmaması gerektiğine hükmederek kararı yeniden düzenlemiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun da düzenlenen hırsızlık suçunun öğelerinin farklı olduğu gözetilip; 765 sayılı Yasa uyarınca sanığa verilmesi gerekli sonuç ceza gösterilmeden, aynı yasanın 493/1, 81/2. maddelerine göre verilecek ceza miktarına göre 5237 sayılı Yasanın sanık lehine olduğu kabul edilip; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/1, 119/1-c ve 151/1. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilip bu suçlardan ceza verilmemesi; olay günü saat 15.45 ila 21.30 arasında yakınanın ikinci katta bulunan evinin balkonuna tırmanıp, pvc den yapılmış kapının cam fitili sökülüp camı kırılmak suretiyle açılarak içeriden üç kişiyle gerçekleştirilen hırsızlık eyleminin, balkona çıkılması için şahsi çeviklik gerekip gerekmediği ve kırılan camın sağlam nitelikte olup olmadığı belirlenmemiş ise de, mevcut kanıtlara göre 765 sayılı TCY.nın 491/4-son maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve tekerrür nedeniyle aynı yasanın 81/2. maddesi uyarınca artırım yapıldığında iki yıldan fazla ceza verilmesi gerektiği gözetildiğinde; 5237 sayılı TCY.na göre hükmolunan sonuç cezanın sanık yararına olması ve karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış;

Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;

2- 29.6.2005 tarih ve 5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağının düşünülmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCY.nın 53 ve 58. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkartılıp, 53. maddenin yerine, “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı biçimde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?