‹ Ana sayfa
Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/3572 K.2011/7970

Esas No: 2007/3572 · Karar No: 2011/7970 · Karar Tarihi: 07.06.2011
Özet: Uyuşmazlık, hırsızlık ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından dolayı sanıkların mahkumiyetidir; mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddelerinin uygulanmasında usul hatalarını ve yasal eksiklikleri tespit ederek kararın belirli kısımlarını bozmuş ve düzenlemiştir. Mahkemenin sonucu, sanıkların hapis cezalarının infazı tamamlanana kadar yoksun bırakılması ve koşullu salıverme tarihine kadar velayet haklarının kaldırılması yönünde düzeltilmiş hükümdir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık-trafik güvenliğini tehlikeye sokma, yalan beyan

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanıklara yüklenen suçun, 01.06.2005 tarihinden sonra işlenmiş olması karşısında; tebliğnamedeki 5237 sayılı Yasanın 58.maddesinin uygulanamayacağına ilişkin bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.

A-Sanıklar hakkında hırsızlık ve sanık ... için ayrıca yalan beyanda bulunma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanıkların, 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nun 53/1.maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B-Sanık ... hakkında, trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve memura yalan beyanda bulunma suçlarından kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; memura yalan beyanda bulunma suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Sanığın, alkollü araç kullanma dışında, trafik güvenliğini tehlikeye sokacak davranışlarının neler olduğu açıklanıp tartışılmadan yeterli olmayan gerekçeyle TCK’nın 179/3.maddesiyle hüküm kurulması,

2- Yakalandığında, hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla ismini gerçekte var olan Yıldıray Ertaş olarak tanıtan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK. nün 268. maddesi yollamasıyla 267. maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde aynı Yasanın 206.maddesiyle karar verilmesi,

3-5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 07.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?