Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/25130 K.2011/2256
Özet: Uyuşmazlık, mahkemece hırsızlık ve yalan beyanda bulunmak suçlarından hüküm verilen bir kişinin temyiz başvurusunu içeriyor; Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek, önceki kararın aynen infazını onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Hırsızlık, yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM: Önceki hükmün aynen infazına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 1. fıkrasına göre, ister duruşmalı yargılamada, isterse de evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda verilmiş bulunsun, sonraki lehe Yasa nedeniyle yapılan uyarlama ile ilgili verilen ek kararlara karşı temyiz yasa yoluna başvurulabileceği, 5271 sayılı CMK’nun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuru olması koşuluyla Yasa yolunun veya merciin belirlenmesindeki yanılma başvuranın haklarını ortadan kaldıramayacağından, hükümlü ...’nin 23.05.2006 tarihli dilekçesinin temyiz istemi niteliğinde olduğu kabul edilip, hükümlünün önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
I- Hükümlü hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturan eylemi nedeniyle aynı Yasanın 61. maddesine uygun olarak temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu düşünülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, sonuç ceza yönünden 765 sayılı Yasa ile kurulup kesinleşen hükmün, açıkça hükümlü lehine olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, hükümlü ... ...'nin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
II- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında belirtildiği üzere;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre, başkasına ait kimlik bilgilerin kullanılması durumunda iftira suçunu oluşturacak olan eylem nedeniyle verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması,
2-) Hükümlünün, ... ve ... oğlu İstanbul 1981 doğumlu ...'a ait kimlik bilgilerini kullandığının anlaşılması karşısında; ... adlı kişinin varlığı halinde eylemin, 5237 sayılı TCK’nun 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1. maddesine uyan iftira suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
3-) Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 343/2. maddesine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’ nın aynı suça uyan 268/1(veya 206). maddesinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; lehe olan yasanın uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’nin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇLAR: Hırsızlık, yalan beyanda bulunmak
HÜKÜM: Önceki hükmün aynen infazına
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 1. fıkrasına göre, ister duruşmalı yargılamada, isterse de evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda verilmiş bulunsun, sonraki lehe Yasa nedeniyle yapılan uyarlama ile ilgili verilen ek kararlara karşı temyiz yasa yoluna başvurulabileceği, 5271 sayılı CMK’nun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuru olması koşuluyla Yasa yolunun veya merciin belirlenmesindeki yanılma başvuranın haklarını ortadan kaldıramayacağından, hükümlü ...’nin 23.05.2006 tarihli dilekçesinin temyiz istemi niteliğinde olduğu kabul edilip, hükümlünün önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğünün bulunması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
I- Hükümlü hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunu oluşturan eylemi nedeniyle aynı Yasanın 61. maddesine uygun olarak temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu düşünülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, sonuç ceza yönünden 765 sayılı Yasa ile kurulup kesinleşen hükmün, açıkça hükümlü lehine olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, hükümlü ... ...'nin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
II- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında belirtildiği üzere;
5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre, başkasına ait kimlik bilgilerin kullanılması durumunda iftira suçunu oluşturacak olan eylem nedeniyle verilecek temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinde hüküm kurulması,
2-) Hükümlünün, ... ve ... oğlu İstanbul 1981 doğumlu ...'a ait kimlik bilgilerini kullandığının anlaşılması karşısında; ... adlı kişinin varlığı halinde eylemin, 5237 sayılı TCK’nun 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1. maddesine uyan iftira suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
3-) Hükümlünün eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 343/2. maddesine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’ nın aynı suça uyan 268/1(veya 206). maddesinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; lehe olan yasanın uygulamaya göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’nin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.