Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/20636 K.2012/3600
Özet: Uyuşmazlık, sanığın aracın kilitli kapısını zorlayarak çalmasıyla ilgili hırsızlık suçundan kaynaklanıyor; mahkeme, 765 sayılı TCK ve ilgili yasal düzenlemeler ışığında sanığı mahkum etti. Mahkemenin sonucu, sanığın hırsızlık suçu nedeniyle mahkumiyet kararıdır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
Adli sicil kaydına göre silinme koşulları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Suça konu aracın kilitli kapısının tornavida ile zorlanıp açılarak gerçekleşen eylemin, 765 sayılı TCK’nun 493/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek, yazılı biçimde uygulama yapılması; sanıkların kastı aracın mülkiyetine yönelik olduğu halde, anılan Yasanın 522 maddesi uygulamasında, araçtan alınan eşyanın değeri esas alınarak, cezada indirim yapılması; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 102/3, 104/2 maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 66/1-e, 66/2,67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e, 66/2,67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 25.07.2003 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 01/03/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
Adli sicil kaydına göre silinme koşulları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Suça konu aracın kilitli kapısının tornavida ile zorlanıp açılarak gerçekleşen eylemin, 765 sayılı TCK’nun 493/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek, yazılı biçimde uygulama yapılması; sanıkların kastı aracın mülkiyetine yönelik olduğu halde, anılan Yasanın 522 maddesi uygulamasında, araçtan alınan eşyanın değeri esas alınarak, cezada indirim yapılması; karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık ... savunmanının temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1, 102/3, 104/2 maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 66/1-e, 66/2,67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e, 66/2,67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık zamanaşımının, suç tarihi olan 25.07.2003 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 01/03/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.