Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/1982 K.2010/3696
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların hırsızlık suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusu ve 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddelerinin uygulanmasıyla ilgili usul‑yasaya aykırılık iddiasıdır. Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde bulmuş, kararın belirli bölümlerini bozarak hükmün düzeltilmesini ve yeniden onaylanmasını 05.04.2010 tarihinde oybirliğiyle kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında, Sakarya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 1997/976 E. ve 1998/246 sayılı kararıyla hırsızlık suçundan verilen ve 27.02.2003 tarihinde yerine getirilen hapis cezası mahkumiyeti; sanık ... hakkında, Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 1998/1509 E. ve 1999/285 sayılı kararıyla hırsızlık suçundan verilen ve 21.06.1999 tarihinde kesinleşen hapis cezası mahkumiyeti bulunması; sanık ... hakkında, Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 1993/189 E. ve 1994/9 sayılı kararıyla hırsızlık suçundan verilen ve 12.04.1994 tarihinde kesinleşen hapis cezası mahkumiyeti nedeniyle, hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın geçici madde: 1/1. fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanıkların, yakınana ait işyerinin kapısını kırarak geceleyin girip hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; haklarında 5237 sayılı TCK.nun 116/2-4, 119/1-c ve 151/1. maddeleri gereğince işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından hüküm kurulmaması ve suça doğrudan katılan sanıklar ... ve ..., olay yerinden kaçmadan yakalanmışlarsa da, sanık ...'in aldığı 2 cep telefonu ile kaçtığının anlaşılması karşısında, sanıklar ... ve ...'ın eylemlerinin tamamlandığının gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "53/1. maddesinin uygulanmasına" ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine "53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ... hakkında, Sakarya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 1997/976 E. ve 1998/246 sayılı kararıyla hırsızlık suçundan verilen ve 27.02.2003 tarihinde yerine getirilen hapis cezası mahkumiyeti; sanık ... hakkında, Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin 1998/1509 E. ve 1999/285 sayılı kararıyla hırsızlık suçundan verilen ve 21.06.1999 tarihinde kesinleşen hapis cezası mahkumiyeti bulunması; sanık ... hakkında, Aksaray 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 1993/189 E. ve 1994/9 sayılı kararıyla hırsızlık suçundan verilen ve 12.04.1994 tarihinde kesinleşen hapis cezası mahkumiyeti nedeniyle, hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5728 sayılı Yasanın geçici madde: 1/1. fıkrası yollamasıyla, aynı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5-14. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanıkların, yakınana ait işyerinin kapısını kırarak geceleyin girip hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; haklarında 5237 sayılı TCK.nun 116/2-4, 119/1-c ve 151/1. maddeleri gereğince işyeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından hüküm kurulmaması ve suça doğrudan katılan sanıklar ... ve ..., olay yerinden kaçmadan yakalanmışlarsa da, sanık ...'in aldığı 2 cep telefonu ile kaçtığının anlaşılması karşısında, sanıklar ... ve ...'ın eylemlerinin tamamlandığının gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanıkların mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından "53/1. maddesinin uygulanmasına" ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine "53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.