‹ Ana sayfa
Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/19148 K.2011/1397

Esas No: 2007/19148 · Karar No: 2011/1397 · Karar Tarihi: 17.02.2011
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusu ve ilgili yasa değişikliklerinin uygulanmasıdır. Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul edip kararını bozarak yeni bir yargılama yapmayı kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2002 günlü, 2001/983-953 sayılı hükümlülük kararının, sanık ... ... tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10.Ceza Dairesinin 01.02.2006 günlü ilamında “ 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi uyarınca lehe olan Yasanın belirlenip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ” nedeniyle bozulmasına ve “bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık ... için de geçeri sayılmasına” karar verilmesinden sonra, ve bozmadan sonra mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, 01.03.2007 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 Sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve uygulama olanağının bulunmadığı; sanık ... hakkında verilen 06.11.2002 günlü, 2001/983-953 sayılı hükümlülük kararının anılan sanık yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerçeğinin yasa koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125-2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü ... hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık Mürüvet Şaşkın hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,

2- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık ... yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, dosya içeriğine göre gece 03.00 sıralarında sanık ...'ın ve hükümlü ...'un yakınana ait eve inşaat merdiveni dayayarak açık olan balkon kapısından girip içeriden 305 TL.para, içinde kredi ve banka kartları bulunan çanta ve cep telefonu çalmaları şeklinde gerçekleşen sanık ...'in eyleminin 765 sayılı TCY’nın 493/1,522/son, 81/2 ve 5237 sayılı Yasanın 142/1-b, 116/1-4, 119/1-c, maddeleri ile geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçu yönünden 5560 sayılı yasa ile değişik CMK.253 maddesinde yer alan uzlaşma koşullarının da değerlendirilerek, uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,

3- Sanık ... hakkında hangi mahkeme ilamının tekerrüre esas alındığının gerekçeli kararda gösterilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve hükümlü ... savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?