‹ Ana sayfa
Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/1898 K.2011/1401

Esas No: 2007/1898 · Karar No: 2011/1401 · Karar Tarihi: 17.02.2011
Özet: (1) Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın hırsızlık ve ilgili suç maddelerine ilişkin sanık Mehmet Sait İçyer’in eylemlerinin suç teşkil edip etmediğini ve ceza uygulamasının uygunluğunu tartıştı. (2) Asliye Ceza Mahkemesi, tüm temyiz itirazlarını reddederek, sanığı hırsızlık suçundan mahkum etti ve ilgili cezai hükümleri onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

I-Sanık Mehmet Sait İçyer hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

5237 sayılı TCK’nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nun 493/1-son maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın, diğer sanıklar ile el ve işbirliği içinde araçta beklediği, diğer iki sanığın şahsi çeviklikle daireye tırmanıp içeriden yakınana ait bir adet çelik kasayı çalarken yer döşemesine de zarar verdikleri, yakınmadan vazgeçmenin de söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 151/1. maddesindeki mala zarar verme, 116/1, 119/1-c maddelerindeki gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozma suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden bu konularda değerlendirme yapılmaması, 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesinin uygulama koşullarının da bulunmadığı halde verilen cezadan bu madde uyarınca indirim yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1- Sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması,

2-5237 sayılı TCK.nun erteli para cezalarının çektirilmesine ilişkin bir düzenleme içermediği gözetilmeden, aynı Yasanın 51/7. maddesi uyarınca sanık hakkındaki erteli para cezasının aynen infazına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık Mehmet Sait İçyer savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK.nun 53/1 ve erteli para cezası yönünden 51/7. maddelerinin uygulanması”, “yargılama giderlerinin sanıklardan dayanışmalı olarak alınmasına” ilişkin bölümler çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ ve “sanıklardan neden oldukları yargılama giderlerinin ayrı ayrı alınmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Adli sicil kaydına göre, silinme şartları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık ... hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:

Sanık ... hakkında 5560 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten önceki 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. ve 24. maddelerinin, sanık ... hakkında ise aynı yasanın 24. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?