‹ Ana sayfa
Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/18136 K.2012/1119

Esas No: 2007/18136 · Karar No: 2012/1119 · Karar Tarihi: 24.01.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların Kılıç ve Semra Demirel’e yönelik hırsızlık suçlarından dolayı verilen mahkumiyet kararının temyiz edilmesiyle ilgilidir. Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde bulmuş ve kararın bozulmasına gerek olmadığını belirterek mahkumiyet kararıyla devam etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

1- Sanık ... hakkında yakınanlar ... Kılıç ve Semra Demirel'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Oluş ve dosya kapsamına göre; sanığın eylemlerine uyan 765 sayılı TCK.nun 493/1– son maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/3, ve 104/2. maddesi ile 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 66/1-e, 66/2, 67/4 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasanın 66/1-e, 66/2, 67/4 maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 22.11.2002 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

2- Sanık ... hakkında yakınanlar ... Kılıç ve Semra Demirel'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Olay günü sanıklar ... ve ...'ın yakınanların evine hırsızlık yapmak için girdiği sırada kimliği tespit edilemeyen üçüncü bir failin merdiven başında gözcülük yaptığının tanıklar ... ve ... tarafından görüldüğünün anlaşılması karşısında, 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından; Sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK nun 493/1-son; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK nun142/1-b, 53, 116/1, 119/1-c, (yakınan ...'e yönelik olarak' ta TCK 151/1) maddeleri kapsamında olup, yakınan ...'e yönelik (mala zarar verme suçları yönünden uzlaşma hükümlerinin) değerlendirilip, sonucuna göre lehe yasanın saptanması gerektiği dikkate alınmadan 5252 sayılı yasanın 9/3. maddelerine aykırı davranılması kanuna aykırı ise de uygulama açıkça sanık yararına olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- 5237 sayılı TCY’nın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58/ 6. ve 7. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,

2- Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle kısmen tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53 ve 58. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak 53. maddesinin yerine, “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?