Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/17554 K.2012/1599
Özet: Uyuşmazlık, yerel mahkemece verilen hırsızlık kararı ve ilgili ceza sürelerinin 15‑18 yaş grubundaki sanık için geçerli olup olmadığının temyizidir; Mahkeme, 5237 sayılı TCY’nin hükümlerinin sanık yararına bulunduğunu, zamanaşımı nedeniyle kamu davasını ortadan kaldırarak kararın bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. Maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.2.1938 günlü 1937/23 – 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla ilgili 765 sayılı TCY’nın 493/1, 522(pek hafif), 55/3, 102/3 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b, 143, 31/3, 66/1-e, 66/2-4, 67/4. ile 116/1-4, 31/3, 66/1-e, 66/2-4, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesinde, anılan Yasanın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık ve 116/1-4 maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçlarının gerektirdiği ceza için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre 15-18 yaş grubunda bulunan sanık için bu sürenin üçte ikisinin geçmesiyle kamu davasının düşeceğinin öngörülmesi ve 67/4. maddesi de gözetildiğinde 8 yıllık sürenin suç tarihi olan 18.09.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğunun gözetilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA (DÜŞMESİNE), 08.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 9/3. Maddeleriyle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 23.2.1938 günlü 1937/23 – 1938/9 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 25.5.1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla ilgili 765 sayılı TCY’nın 493/1, 522(pek hafif), 55/3, 102/3 ve 104/2. maddeleriyle 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b, 143, 31/3, 66/1-e, 66/2-4, 67/4. ile 116/1-4, 31/3, 66/1-e, 66/2-4, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda; 5237 sayılı Yasa hükümlerinin sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesinde, anılan Yasanın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık ve 116/1-4 maddesine uyan konut dokunulmazlığını bozma suçlarının gerektirdiği ceza için 8 yıllık süre belirlenmesi, aynı maddenin 2. fıkrasına göre 15-18 yaş grubunda bulunan sanık için bu sürenin üçte ikisinin geçmesiyle kamu davasının düşeceğinin öngörülmesi ve 67/4. maddesi de gözetildiğinde 8 yıllık sürenin suç tarihi olan 18.09.2003 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğunun gözetilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkındaki açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA (DÜŞMESİNE), 08.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.