Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/17842 K.2012/21391
Özet: Uyuşmazlık konusu, 15‑18 yaş aralığında olan sanığın hırsızlık suçundan dolayı mahkemeye sunulan temyiz itirazlarıdır; Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek hükmün onanmasını ve aynı zamanda zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesini kararlaştırmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Sanığın, ... olması gereken adının hükmün; “sonuç olarak” ifadesinden sonra gelen kısmında, 5237 sayılı TCK'nın 58. ve 53. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümlerinde yazılı şekilde ... olarak yazılması, yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında olan sanığın, mağdura ait depoya açık olan penceresine merdiven yardımıyla çıkıp içeri girerek elektrik kablolarını çaldığı esnada yakalanması şeklindeki eylemine uyan ve zamanaşımı bakımından lehe olan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımının karar tarihi olan 24.04.2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 11.10.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Sanığın, ... olması gereken adının hükmün; “sonuç olarak” ifadesinden sonra gelen kısmında, 5237 sayılı TCK'nın 58. ve 53. maddelerinin uygulanmasına ilişkin bölümlerinde yazılı şekilde ... olarak yazılması, yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubu aralığında olan sanığın, mağdura ait depoya açık olan penceresine merdiven yardımıyla çıkıp içeri girerek elektrik kablolarını çaldığı esnada yakalanması şeklindeki eylemine uyan ve zamanaşımı bakımından lehe olan 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-e, 66/2. maddelerinde öngörülen 5 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımının karar tarihi olan 24.04.2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 11.10.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.