Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/17044 K.2011/5864
Özet: Uyuşmazlık konusu, 2001 yılında işlenen hırsızlık suçuna ilişkin olarak sanıkların mahkumiyet kararlarının temyiz edilmesi ve ilgili hükümlerin yeniden incelenmesiydi. Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek, hukuki değeri olmayan ikinci hükmün geçersiz sayılmasını ve 765/491 TCK hükümlerine göre zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesini kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan Van 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2005 gün ve 2001/1087 – 2005/26 sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 Tarih ve 2007/125 – 186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlüler hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...’a ilişkin ilk hükmün, bu sanık savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay C. Başsavcılığının 14.11.2005 günlü yazısıyla anılan sanık yönünden lehe yasaların belirlenmesi için iade edilmesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ... ve ...’in de tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir. Bu nedenlerle; ... ve ... hakkında kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, Mahkemesine gönderilmesi için dosyanın hükümlü yönünden incelenmeden Yargıtay Başsavcılığına İADESİNE, Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince; Suçun işlendiği 2.10.2001 tarihi ile inceleme tarihi arasında, uygulanması istenen 765 sayılı TCK’nun 491/ilk maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki hırsızlık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 20.04.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Hükümlüler ... ve ... hakkında kurulan Van 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2005 gün ve 2001/1087 – 2005/26 sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 Tarih ve 2007/125 – 186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlü hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez. Hükümlüler hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ...’a ilişkin ilk hükmün, bu sanık savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay C. Başsavcılığının 14.11.2005 günlü yazısıyla anılan sanık yönünden lehe yasaların belirlenmesi için iade edilmesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ... ve ...’in de tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 2. hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm, hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir. Bu nedenlerle; ... ve ... hakkında kurulan 2. hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine göre, gereğinin takdiri yönünden, Mahkemesine gönderilmesi için dosyanın hükümlü yönünden incelenmeden Yargıtay Başsavcılığına İADESİNE, Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince; Suçun işlendiği 2.10.2001 tarihi ile inceleme tarihi arasında, uygulanması istenen 765 sayılı TCK’nun 491/ilk maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki hırsızlık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 20.04.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.