Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/16934 K.2012/3622
Özet: Uyuşmazlık, sanığın bir araç kilidini zorlayarak açma eyleminin hırsızlık olarak nitelendirilip ceza uygulanmasıyla ilgiliydi; mahkeme, suçun 765 sayılı TCK’nun 493/2 maddesine uygun olduğunu belirleyerek sanığı hürriyeti bağlayıcı hapisle mahkum etti. Mahkemenin sonucu, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyet kararıdır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Adli sicil kaydına göre silinme koşulları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Yakınan ...'nun ... plakalı ... marka aracını kilitleyerek park ettiği, aracın camlarında, kapılarında herhangi bir hasar olmadığı, aracın kilidi zorlanarak, taklit anahtar veya benzeri bir aletle açıldığını düşündüğü şeklindeki anlatımı ile 01.02.2005 tarihli görgü tespit tutanağı da yakınanın aracında zorlama izinin tespit edilememesi ile beyanının doğrulandığı, yakınan ...'un ise ... plakalı ... marka aracının kilidinin zorlanarak açıldığı şeklindeki anlatımı karşısında; sanığın araçları kilitlenerek park edildikleri yerden araç ve kilit sistemine zarar vermeden sair alet ile açtığı anlaşıldığından, eylemlerinin 765 sayılı TCK.nun 493/2. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden nitelendirmede yanılgıya düşülerek aynı Yasanın 491/2. maddesiyle uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanık yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması, sonuç cezanın açıkça sanık lehine olması sebebiyle, özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanık ... hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. maddesi ile uygulama yapılmaması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
5275 sayılı Yasanın 99. maddesi uyarınca, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümlerin bulunması halinde, koşullu salıverme hükümlerinin uygulanabilmesi açısından mahkemeden bir toplama kararı isteneceği, hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsız olup varlıklarını ayrı ayrı koruduğu, 5237 sayılı Yasada cezaların toplanması kurumuna yer verilmediği gözetilmeden, hükmolunan hapis cezalarının toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “ sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezaların toplanmasına” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Adli sicil kaydına göre silinme koşulları oluşmamış kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Yakınan ...'nun ... plakalı ... marka aracını kilitleyerek park ettiği, aracın camlarında, kapılarında herhangi bir hasar olmadığı, aracın kilidi zorlanarak, taklit anahtar veya benzeri bir aletle açıldığını düşündüğü şeklindeki anlatımı ile 01.02.2005 tarihli görgü tespit tutanağı da yakınanın aracında zorlama izinin tespit edilememesi ile beyanının doğrulandığı, yakınan ...'un ise ... plakalı ... marka aracının kilidinin zorlanarak açıldığı şeklindeki anlatımı karşısında; sanığın araçları kilitlenerek park edildikleri yerden araç ve kilit sistemine zarar vermeden sair alet ile açtığı anlaşıldığından, eylemlerinin 765 sayılı TCK.nun 493/2. maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden nitelendirmede yanılgıya düşülerek aynı Yasanın 491/2. maddesiyle uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hükmün 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanık yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde uygulama yapılması, sonuç cezanın açıkça sanık lehine olması sebebiyle, özgürlüğü bağlayıcı ceza ile hükümlülüğüne karar verilen sanık ... hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. maddesi ile uygulama yapılmaması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamış,
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
5275 sayılı Yasanın 99. maddesi uyarınca, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümlerin bulunması halinde, koşullu salıverme hükümlerinin uygulanabilmesi açısından mahkemeden bir toplama kararı isteneceği, hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsız olup varlıklarını ayrı ayrı koruduğu, 5237 sayılı Yasada cezaların toplanması kurumuna yer verilmediği gözetilmeden, hükmolunan hapis cezalarının toplanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “ sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezaların toplanmasına” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.