‹ Ana sayfa
Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/1009 K.2010/1815

Esas No: 2007/1009 · Karar No: 2010/1815 · Karar Tarihi: 24.02.2010
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

**HÜKÜM:** Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanık ...’nin önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmış,

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.12.2006 gün ve 2006/8-317 esas- 2006/319 sayılı kararı ile hükümden sonra 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 150/3. maddesindeki yeni düzenleme karşısında, tebliğnamedeki 1 nolu düşünce benimsenmemiş,

Cezaların içtiması sırasında uygulama yasa maddesinin gösterilmemesi, yerinde giderilebilmesi olanaklı görülmüştür.

I-Sanık hakkında yakınan ... ’e karşı eylemle ilgili kurulan hükmün incelenmesinde:

Yakınana ait ve kilitli olan, ancak basit bir temasla açılabilen araç kapısı açılarak gerçekleşen eylemin, 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu halde, 142/1-e maddesi uyarınca değerlendirme yapılması; sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık ...’nin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,

II-Sanık hakkında yakınan ... ’a karşı eylemle ilgili kurulan hükmün incelenmesinde:

Yakınana ait kilitli aracın kapı kolunun altına spatula sokulup, kapısı açılarak gerçekleşen eylemin 765 sayılı TCK’nun 493/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturmasına karşın, yazılı biçimde uygulama yapılması ve 5237 sayılı TCK uyarınca karşılaştırmanın anılan Yasanın 142/1-b maddesi yerine 142/2-d maddesine göre yapılması, sonuca etkili olmadığından,

Sanığın suça konu teyp başlığını alarak kaçarken yakalandığının anlaşılmasına göre; eylemin tam kalkışma aşamasında kaldığının gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

765 sayılı TCK’nun 493/2, 61, 522, 523. maddelerine göre belirlenen 1 ay 10 gün hapis cezasından anılan Yasanın 59. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim sonucu cezanın 1 ay 3 gün yerine fazla tayini,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sonuç cezanın “4 ay 13 gün hapis” olarak belirlenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

III-Sanık hakkında yakınan ... ’na karşı eylemle ilgili kurulan hükmün incelenmesinde:

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- Yakınana ait kilitli aracın kapı kolunun altına spatula sokulup, kapısı açılarak gerçekleşen eylemin 765 sayılı TCK’nun 493/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturmasına karşın, 493/2. maddesi ile uygulama yapılarak ve 5237 sayılı Yasaya göre değerlendirmenin anılan yasanın 142/1-b maddesi yerine 142/2-d maddesine göre yapılarak, yazılı biçimde hüküm kurulması,

2-Sanığın yakalandıktan sonra suça konu oto teybini sattığı yeri söyleyip iadesini sağladığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama olanağının değerlendirilmemesi,

3- Sanığın eylemine uyan 765 Sayılı TCY’nın 493/1, 522, 59. maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 168/1, 62. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın alt ve üst sınırları bakımından, anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında, uygulamaya göre lehe yasanın belirlenmesi zorunluluğu,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’nin temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24/02/ 2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?