Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2006/22435 K.2011/2786
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu: Sanığın, yakınının evinde konuk olarak kaldığı süre zarfında elde ettiği anahtarla eve girip 70 milyon TL para, altın ve künyeleri çalmasıyla hırsızlık suçunu işlemiş olması; (2) Mahkemenin sonucu: Haksız davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesi kararı verildi ve sanık hakkında açılan kamu davası 17/03/2011’de oybirliğiyle iptal edildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Olay tarihinden önce yakınanın evinde 4 gün süre ile misafir olarak kalan sanığın yakınanın eşi olan tanık ... ...’den konuk olması nedeniyle aldığı anahtarla eve girdikten sonra, yakınanın montunun cebinde bulunan 70.000.000 TL. para, cep telefonu ile, çeyiz sandığının içinde bulunan 4 adet altın ve iki adet künyeyi alarak olay yerinden ayrıldığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 765 Sayılı TCK’nın 491/3 maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabulü gerektiği, 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK’nın yürürlük ve uygulama şekli hakkında yasanın 9/3 maddeleriyle, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 23/2/1938 günlü 1937/23-1938/9 sayılı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25/5/1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla sanığın hırsızlık suçuna uyan 765 sayılı TCK’nın 491/3,522, 102/4 ve 104/2 maddeleriyle 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 66/1-e, 67/4 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, zamanaşımı yönünden 765 sayılı TCK’nın hükümlerinin sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede,
Sanık hakkında hırsızlık suçundan eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 491/3, 522 maddelerinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı yasanın 102/4 ve 104/2 maddelerinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımının, karar tarihi olan 27/12/2005 gününden inceleme tarihine kadar dolduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş sanık ...’nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 17/03/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Olay tarihinden önce yakınanın evinde 4 gün süre ile misafir olarak kalan sanığın yakınanın eşi olan tanık ... ...’den konuk olması nedeniyle aldığı anahtarla eve girdikten sonra, yakınanın montunun cebinde bulunan 70.000.000 TL. para, cep telefonu ile, çeyiz sandığının içinde bulunan 4 adet altın ve iki adet künyeyi alarak olay yerinden ayrıldığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 765 Sayılı TCK’nın 491/3 maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğunun kabulü gerektiği, 1/6/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı TCK’nın yürürlük ve uygulama şekli hakkında yasanın 9/3 maddeleriyle, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 23/2/1938 günlü 1937/23-1938/9 sayılı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25/5/1999 günlü 133/142 sayılı kararları ışığında, somut olayla sanığın hırsızlık suçuna uyan 765 sayılı TCK’nın 491/3,522, 102/4 ve 104/2 maddeleriyle 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 66/1-e, 67/4 maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucunda, zamanaşımı yönünden 765 sayılı TCK’nın hükümlerinin sanık yararına bulunduğunun anlaşılmasıyla yapılan incelemede,
Sanık hakkında hırsızlık suçundan eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 491/3, 522 maddelerinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı yasanın 102/4 ve 104/2 maddelerinde belirtilen 5 yıllık asli zamanaşımının, karar tarihi olan 27/12/2005 gününden inceleme tarihine kadar dolduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş sanık ...’nın temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 17/03/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.