Yargıtay 6. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2006/21260 K.2011/1282
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların yakınanlarına karşı hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin hukuki geçerliliği ve uygulanan cezaların uygunluğu konusundadır; mahkeme, ilgili kanun maddelerinin (5237 sayılı TCK, 765 sayılı TCY) uygulanmasıyla birlikte sanıkların savunma itirazlarını yerinde görülmemiş olarak değerlendirerek kararını bozmuştur. Mahkeme, temyiz itirazlarının geçerli bulunduğunu kabul ederek, hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin tebliğnameye aykırı olduğunu tespit edip kararı bozmaya karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...’ın, yakınanlar ... ...’e karşı hırsızlık suçlarından; sanıklar ... ve ...’ın yakınan ...’ya karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık ... ile yanlış uygulama sonucu cezası iki yılın altına düşen sanık ... hakkında, 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Sanık ...’ın, yakalandığında kendisini ... olarak tanıtması üzerine, soruşturmanın bu isimle yapılıp, iddianamenin de aynı isimle düzenlenmesine karşın, kovuşturmanın ... kimlik bilgilerine göre yapıldığı ve iddianamenin de bu yönde düzeltilerek sanığın savunmasının gerçek ismiyle alındığı gözetildiğinde tebliğnamedeki bu yöne ilişkin düşünce benimsenmemiş, sanıkların yakalanmasından sonra üzerlerinden ele geçen ziynet eşyalarını yakınan ... ile eşinin teşhis etmesi üzerine kendilerine iade edildiği ve isteyerek geri vermenin koşulları oluşmadığı halde, haklarında 765 sayılı TCY.nın 523. maddesinin uygulanması suretiyle eksik cezaya hükmolunması karşı temyiz olmadığından; 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK. uyarınca hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/1, 1191/-c ve 151/1. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilip hükmün gerekçesinde bu suçlarla ilgili bir değerlendirme yapılmaması, 765 ve 5237 sayılı Yasalar uyarınca ayrı ayrı uygulama yapıldığında, 765 sayılı TCY. uyarınca kurulan hükmün sanıklar yararına olduğunun anlaşılması karşısında sonuca etkili görülmediğinden; bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve yasaya uygun olan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA;
Sanık ...’ın, yakınanlar ... ... ve ... .....’ya karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 gün ve 2008/250 - 2009/13 sayılı kararında belirtilen ilkeler ışığında, hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 16.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık ...’ın, yakınanlar ... ...’e karşı hırsızlık suçlarından; sanıklar ... ve ...’ın yakınan ...’ya karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Kasıtlı suçtan önceki hükümlülüğü bulunan sanık ... ile yanlış uygulama sonucu cezası iki yılın altına düşen sanık ... hakkında, 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelemede;
Sanık ...’ın, yakalandığında kendisini ... olarak tanıtması üzerine, soruşturmanın bu isimle yapılıp, iddianamenin de aynı isimle düzenlenmesine karşın, kovuşturmanın ... kimlik bilgilerine göre yapıldığı ve iddianamenin de bu yönde düzeltilerek sanığın savunmasının gerçek ismiyle alındığı gözetildiğinde tebliğnamedeki bu yöne ilişkin düşünce benimsenmemiş, sanıkların yakalanmasından sonra üzerlerinden ele geçen ziynet eşyalarını yakınan ... ile eşinin teşhis etmesi üzerine kendilerine iade edildiği ve isteyerek geri vermenin koşulları oluşmadığı halde, haklarında 765 sayılı TCY.nın 523. maddesinin uygulanması suretiyle eksik cezaya hükmolunması karşı temyiz olmadığından; 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK. uyarınca hırsızlığın yanı sıra, aynı Yasanın 116/1, 1191/-c ve 151/1. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilip hükmün gerekçesinde bu suçlarla ilgili bir değerlendirme yapılmaması, 765 ve 5237 sayılı Yasalar uyarınca ayrı ayrı uygulama yapıldığında, 765 sayılı TCY. uyarınca kurulan hükmün sanıklar yararına olduğunun anlaşılması karşısında sonuca etkili görülmediğinden; bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve yasaya uygun olan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA;
Sanık ...’ın, yakınanlar ... ... ve ... .....’ya karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 gün ve 2008/250 - 2009/13 sayılı kararında belirtilen ilkeler ışığında, hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 16.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.