Yargıtay6. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2007/6402 K.2010/4110
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararının temyiz edilmesiyle ilgili; mahkeme, dosya incelemesinde kanıtları kabul ederek 5237 sayılı TCY’nın çeşitli maddelerinin uygulanmasında yasal gerekçelerin eksik olduğunu ve indirim/artırım oranlarının yeterince açıklanmadığını belirtti. Sonuç olarak, mahkeme kararını iptal edip yeni bir hüküm kurarak sanığın cezalarını yeniden değerlendirmeye karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanık yararına yasa belirlenirken 765 sayılı TCY'na göre yapılacak uygulamanın, denetime olanak sağlaması açısından hükmün gerekçesinde gösterilmemesi,
2. Eylemlerin 5237 sayılı TCY'nda hırsızlık suçunun yanı sıra işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek öncelikle uzlaşma işlemleri yapıldıktan sonra, sonucuna göre bu suçlardan hüküm kurulmaması,
3. Yakınan ...'un işyerinden hırsızlık suçuyla ilgili ekspertiz raporu ve parmak izi karşılaştırma tablosu ve raporunun onaysız fotokopiden oluşması,
4. Yakınan ...'un işyerinden hırsızlık suçunda yakınanın 30.10.2004 tarihli kolluk anlatımında, 28.10.2004 günü saat 18:30 sıralarında işyerini kapattığını, gece 12:40 sıralarında hırsızlık olduğunu öğrendiğini açıklamasına karşın,
29.10.2004 tarihli görgü tespit tutanağında aynı gün saat 12:45 sıralarında hırsızlık olayının bildirildiğinin yazılmış olması ve dosyada fotokopileri bulunan ekspertiz raporu ile parmak izi karşılaştırma tablosu ve raporunda 28/29.10.2004 günleri, saat 18:30-10:30 saatleri arasında meydana gelen hırsızlık suçundan söz edilmesi karşısında, olaydan sonra kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar ve olay yeri inceleme raporunun nerede bulunduğu araştırılıp, dosyaya eklendikten, yakınana suç saati ile ilgili bildirimi açıklattırıldıktan sonra 5237 sayılı TCY'nın 143/1.maddesinin uygulanma olanağının değerlendirilmemesi,
5. Yakınan ...'nın kollukta işyerini 03.11.2004 günü saat 18:30 sıralarında kapatıp, 04.11.2004 günü 09:30 sıralarında hırsızlık yapıldığını öğrendiğini açıklamasına karşın, duruşmada saat 21:30 da suçun işlendiğini belirttiği, yine aynı şekilde yakınan ...'in kollukta işyerini 02.11.2004 günü, saat 14:00 sıralarında kapattığını, komşularının 04.11.2004 günü saat 09:30 sıralarında hırsızlık yapıldığını bildirdiklerini açıklamasına karşın, duruşmada suçun saat 21:30 sıralarında işlendiğini söylediği ve Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nın 143/1.maddesinin uygulandığının anlaşılması karşısında; yakınanlardan suçun işlendiği saati ne şekilde bildikleri, söyledikleri saatin tahmine dayalı olup olmadığı ve bu durumu neden kolluk anlatımlarına yansıtmadıkları sorulduktan sonra, sanık hakkında anılan maddenin uygulanma olanağının değerlendirilmesi yerine yazılı biçimde hüküm kurulması,
6. Sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nın 143/1 ve 35/2.maddelerinin uygulanması sırasında, artırım ve indirim oranları belirlenirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmemesi,
7. 5237 sayılı TCY.nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki “hafif “ veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek, Yakınanlar ..., ..., ... ve ...'e karşı eylemlerde, hükmolunan cezalardan indirim yapılması,
8. 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanması sırasında, aynı maddenin 3. fıkrasının göz ardı edilmesi,
9. 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58. maddesinin 6-7. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 13/04/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanık yararına yasa belirlenirken 765 sayılı TCY'na göre yapılacak uygulamanın, denetime olanak sağlaması açısından hükmün gerekçesinde gösterilmemesi,
2. Eylemlerin 5237 sayılı TCY'nda hırsızlık suçunun yanı sıra işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek öncelikle uzlaşma işlemleri yapıldıktan sonra, sonucuna göre bu suçlardan hüküm kurulmaması,
3. Yakınan ...'un işyerinden hırsızlık suçuyla ilgili ekspertiz raporu ve parmak izi karşılaştırma tablosu ve raporunun onaysız fotokopiden oluşması,
4. Yakınan ...'un işyerinden hırsızlık suçunda yakınanın 30.10.2004 tarihli kolluk anlatımında, 28.10.2004 günü saat 18:30 sıralarında işyerini kapattığını, gece 12:40 sıralarında hırsızlık olduğunu öğrendiğini açıklamasına karşın,
29.10.2004 tarihli görgü tespit tutanağında aynı gün saat 12:45 sıralarında hırsızlık olayının bildirildiğinin yazılmış olması ve dosyada fotokopileri bulunan ekspertiz raporu ile parmak izi karşılaştırma tablosu ve raporunda 28/29.10.2004 günleri, saat 18:30-10:30 saatleri arasında meydana gelen hırsızlık suçundan söz edilmesi karşısında, olaydan sonra kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar ve olay yeri inceleme raporunun nerede bulunduğu araştırılıp, dosyaya eklendikten, yakınana suç saati ile ilgili bildirimi açıklattırıldıktan sonra 5237 sayılı TCY'nın 143/1.maddesinin uygulanma olanağının değerlendirilmemesi,
5. Yakınan ...'nın kollukta işyerini 03.11.2004 günü saat 18:30 sıralarında kapatıp, 04.11.2004 günü 09:30 sıralarında hırsızlık yapıldığını öğrendiğini açıklamasına karşın, duruşmada saat 21:30 da suçun işlendiğini belirttiği, yine aynı şekilde yakınan ...'in kollukta işyerini 02.11.2004 günü, saat 14:00 sıralarında kapattığını, komşularının 04.11.2004 günü saat 09:30 sıralarında hırsızlık yapıldığını bildirdiklerini açıklamasına karşın, duruşmada suçun saat 21:30 sıralarında işlendiğini söylediği ve Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nın 143/1.maddesinin uygulandığının anlaşılması karşısında; yakınanlardan suçun işlendiği saati ne şekilde bildikleri, söyledikleri saatin tahmine dayalı olup olmadığı ve bu durumu neden kolluk anlatımlarına yansıtmadıkları sorulduktan sonra, sanık hakkında anılan maddenin uygulanma olanağının değerlendirilmesi yerine yazılı biçimde hüküm kurulması,
6. Sanık hakkında 5237 sayılı TCY'nın 143/1 ve 35/2.maddelerinin uygulanması sırasında, artırım ve indirim oranları belirlenirken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmemesi,
7. 5237 sayılı TCY.nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki “hafif “ veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek, Yakınanlar ..., ..., ... ve ...'e karşı eylemlerde, hükmolunan cezalardan indirim yapılması,
8. 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanması sırasında, aynı maddenin 3. fıkrasının göz ardı edilmesi,
9. 5237 sayılı Yasanın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58. maddesinin 6-7. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 13/04/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.