Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/1470 K.2018/2110
Özet: Mahkeme, 2016/1470 E. ve 2018/2110 K. sayılı tefecilik davasında, hükmü bozumu ve sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesini, 26/03/2018 tarihinde oybirliğiyle bozma kararını verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hazine'nin tefecilik suçunun mağduru olduğu anlaşılmakla davaya katılma ve kanun yoluna başvurma hakkının bulunması, duruşmalarda sanığın cezalandırılmasını talep etmesi ve hükmün 08/11/2013 havale tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında CMK'nın 237/2 ve 260/1. maddeleri gereğince davaya katılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen tefecilik suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesine göre 8 yıl asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 28/01/2008 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başka sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 26/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Beraat
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hazine'nin tefecilik suçunun mağduru olduğu anlaşılmakla davaya katılma ve kanun yoluna başvurma hakkının bulunması, duruşmalarda sanığın cezalandırılmasını talep etmesi ve hükmün 08/11/2013 havale tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında CMK'nın 237/2 ve 260/1. maddeleri gereğince davaya katılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen tefecilik suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesine göre 8 yıl asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 28/01/2008 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başka sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 26/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.