Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2014/1557 K.2016/3095
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, sanığın görevi kötüye kullanma suçundan dolayı mahkumiyet kararı ve bu kararın temyiz edilmesi; (2) Mahkeme, 5320 sayılı Kanun ve CMUK hükümlerine dayanarak temyiz incelemesini duruşmasız olarak yapıp, verilen mahkumiyet kararını bozdu.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tayin olunan ceza miktarına göre, sanığın duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE, temyiz incelemesinin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat edilen görevi kötüye kullanma eylemi neticesinde objektif cezalandırma şartları olan "kamu zararı", "kişi mağduriyeti" ve "kişilere haksız menfaat sağlama" unsurlarının ne suretle oluştuğu ve sanığın suç kastıyla hareket edip etmediği karar yerinde gerekçeleriyle gösterilip tartışılmadan dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen yanılgılı hukuki değerlendirmeler ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda birden fazla işleyen sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Adli sicil kaydı bulunmayan, duruşma tutanaklarına yansımış olumsuz bir hali görülmeyen sanığın, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, CMK'nın 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, “Sanığın usulüne uygun davetiyeye rağmen duruşmaya gelmemesi bu nedenle yargılamayı önemsememesi cezanın caydırıcılık özelliği sanığın suç işlerken kastının yoğunluğu göz önüne alındığında bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememize kanaat gelmediği...” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Anayasa Mahkemesinin TCK'nın 53. maddesinde yer alan bir kısım ibarelerin iptaline ilişkin 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararının değerlendirilmesi lüzumu,
5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 28/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tayin olunan ceza miktarına göre, sanığın duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE, temyiz incelemesinin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığa isnat edilen görevi kötüye kullanma eylemi neticesinde objektif cezalandırma şartları olan "kamu zararı", "kişi mağduriyeti" ve "kişilere haksız menfaat sağlama" unsurlarının ne suretle oluştuğu ve sanığın suç kastıyla hareket edip etmediği karar yerinde gerekçeleriyle gösterilip tartışılmadan dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen yanılgılı hukuki değerlendirmeler ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda birden fazla işleyen sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Adli sicil kaydı bulunmayan, duruşma tutanaklarına yansımış olumsuz bir hali görülmeyen sanığın, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, CMK'nın 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, “Sanığın usulüne uygun davetiyeye rağmen duruşmaya gelmemesi bu nedenle yargılamayı önemsememesi cezanın caydırıcılık özelliği sanığın suç işlerken kastının yoğunluğu göz önüne alındığında bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememize kanaat gelmediği...” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Anayasa Mahkemesinin TCK'nın 53. maddesinde yer alan bir kısım ibarelerin iptaline ilişkin 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı kararının değerlendirilmesi lüzumu,
5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 28/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.