Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/9652 K.2013/10993
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların tefecilik suçundan dolayı hazineye karşı açılan kamu davasında, yargılama sürecinde haklarının ihlal edildiği ve adli para cezasının kanuna aykırı şekilde belirlenmesiyle ilgilidir. Mahkeme, bu hataları tespit ederek kararını bozdu ve sanıkların mahkumiyetini iptal etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar haklarında tefecilik suçundan kamu davası açıldığı, Hazinenin bu suçun mağduru olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nın 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanununun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanıklara verilen adli para cezasının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar belirlenirken uygulanan kanun maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetli değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki adli para cezasının alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, suça öngörülen temel hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde hak ve orantılılık kuralları gözetilmeden sanıklar haklarında adli para cezasının asgari hadden uzaklaşarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bir başkasına ödünç para verme işinin, Hazine Müsteşarlığı'nın iznine ve bu işten elde edilen kazancın da vergiye tabi olduğu ve Hazinenin bu suçun işlenmesinden dolayı vergi kaybına uğrayacağı cihetle, CMK'nın 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramı, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığından, incelenen dosyada, Hazinenin vergi kaybı nedeniyle uğradığı maddi zarar miktarı araştırılıp sanıklardan zararı karşılayıp karşılamayacakları sorulmadan, sabıkası bulunmayan sanıklar haklarında mahkemece yeniden suç işlemeyecekleri kanaatine varılarak TCK'nın 51. maddesi gereğince erteleme hükümleri uygulandığı halde “Müştekinin şikayetçi olması zararının karşılanmadığı anlamına geldiği bu durum itibari ile CMK 231/6 maddesinin şartları oluşmadığından...” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Mahkum oldukları 1 yıl 8 ay hapis cezası TCK'nın 51. maddesine göre ertelenen sanıklar haklarındaki kazanılmış hakka konu teşkil etmeyen denetim süresinin alt sınırının, mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeksizin, 1 yıl olarak belirlenmesi suretiyle TCK'nın 51/3. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, Hazine vekili, sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar haklarında tefecilik suçundan kamu davası açıldığı, Hazinenin bu suçun mağduru olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nın 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için Maliye Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirliği ve Muhakemat Genel Müdürlüğünün duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanununun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanıklara verilen adli para cezasının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar belirlenirken uygulanan kanun maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetli değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki adli para cezasının alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, suça öngörülen temel hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde hak ve orantılılık kuralları gözetilmeden sanıklar haklarında adli para cezasının asgari hadden uzaklaşarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bir başkasına ödünç para verme işinin, Hazine Müsteşarlığı'nın iznine ve bu işten elde edilen kazancın da vergiye tabi olduğu ve Hazinenin bu suçun işlenmesinden dolayı vergi kaybına uğrayacağı cihetle, CMK'nın 231. maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramı, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığından, incelenen dosyada, Hazinenin vergi kaybı nedeniyle uğradığı maddi zarar miktarı araştırılıp sanıklardan zararı karşılayıp karşılamayacakları sorulmadan, sabıkası bulunmayan sanıklar haklarında mahkemece yeniden suç işlemeyecekleri kanaatine varılarak TCK'nın 51. maddesi gereğince erteleme hükümleri uygulandığı halde “Müştekinin şikayetçi olması zararının karşılanmadığı anlamına geldiği bu durum itibari ile CMK 231/6 maddesinin şartları oluşmadığından...” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına karar verilmesi,
Mahkum oldukları 1 yıl 8 ay hapis cezası TCK'nın 51. maddesine göre ertelenen sanıklar haklarındaki kazanılmış hakka konu teşkil etmeyen denetim süresinin alt sınırının, mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeksizin, 1 yıl olarak belirlenmesi suretiyle TCK'nın 51/3. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, Hazine vekili, sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.