Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/5702 K.2013/2407
Özet: Mahkeme, sanıkların tefecilik suçundan beraetini hükmetti ve bedelsiz senedi kullanmak suçundan verilen hükümlerin bozulmasına karar vererek, zamanaşımı nedeniyle Yargıtay 22/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddeleri uyarınca kamu davalarının düşmesine hükmetti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tefecilik, bedelsiz senedi kullanmak
HÜKÜM: Beraet, düşme
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan Hazine vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında bedelsiz senedi kullanmak suçundan verilen hükümleri temyiz etmediği gözetilerek, incelemenin sanıklar ... ve ...'ın tefecilik suçundan beraetlerine ilişkin hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklara isnat olunan tefecilik suçunun mülga 90 sayılı KHK ile değişik 2279 sayılı KHK'nın 17. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, son suç tarihi olan 11/10/2004 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tefecilik, bedelsiz senedi kullanmak
HÜKÜM: Beraet, düşme
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan Hazine vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında bedelsiz senedi kullanmak suçundan verilen hükümleri temyiz etmediği gözetilerek, incelemenin sanıklar ... ve ...'ın tefecilik suçundan beraetlerine ilişkin hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklara isnat olunan tefecilik suçunun mülga 90 sayılı KHK ile değişik 2279 sayılı KHK'nın 17. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, son suç tarihi olan 11/10/2004 ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 28/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.