Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/4559 K.2013/9151
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların rüşvet alma, rüşvet verme, ihaleye fesat karıştırma ve görevi ihmal suçlarından oluşan davayla ilgilidir; mahkeme, sanıkların bazılarını beraat ettirirken (rüşvet alma ve rüşvet verme) diğerlerini ise ihaleye fesat karıştırma ve görev ihmal suçları için mahkum etmiştir. Mahkemenin sonucu olarak, ilgili hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararı da dahil olmak üzere, sanıkların beraat veya mahkumiyet kararları kesinleşmiş ve dosya bozulmuş olarak kabul edilmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Rüşvet alma, rüşvet verme, ihaleye fesat karıştırmak, görevi ihmal
HÜKÜM: Sanık ...'nın ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet alma suçlarından beraetine, sanık ...'nın rüşvet verme suçundan beraetine, ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyetine, sanıklar Mehmet ve İbrahim'in ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyetlerine, sanık ...'in görevi ihmal suçundan mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik itirazın merciinde değerlendirildiği gözetilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Hükümden sonra 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 235. maddesinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçu için aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hapis cezasının alt ve üst sınırlarının değiştirilmesi, bu suç sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmesi durumunda cezanın yarı oranında arttırılmasını öngören 3. fıkranın ise;
“İhaleye fesat karıştırma suçunun:
a) Cebir ve tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi halinde temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz. Ancak, kasten yaralama veya tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunur.
b) İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde belirtilen haller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” şeklinde yeniden düzenlenmesi karşısında; TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü nazara alınıp haklarında mahkumiyet kararı verilen sanıklar ile beraat kararı verilen sanıkların suçları arasındaki bağlantı ve iştirak ilişkisi de gözetilerek hukuki durumlarının birlikte mahkemesince yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Akşehir Sulh Ceza Mahkemesinin 21/09/2005 tarih 2005/497 D. İş, 20/12/2005 tarih 2005/629 D. İş, 17/03/2006 tarih 2006/151 D. İş, 16/04/2006 tarih 2006/194 D. İş ve 15/05/2006 tarih 2006/161 D. İş sayılı iletişimin tespitine ilişkin kararlarının denetime imkan verecek şekilde dosya içine alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, esası incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Rüşvet alma, rüşvet verme, ihaleye fesat karıştırmak, görevi ihmal
HÜKÜM: Sanık ...'nın ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet alma suçlarından beraetine, sanık ...'nın rüşvet verme suçundan beraetine, ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyetine, sanıklar Mehmet ve İbrahim'in ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkumiyetlerine, sanık ...'in görevi ihmal suçundan mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik itirazın merciinde değerlendirildiği gözetilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Hükümden sonra 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanunun 12. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 235. maddesinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçu için aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hapis cezasının alt ve üst sınırlarının değiştirilmesi, bu suç sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmesi durumunda cezanın yarı oranında arttırılmasını öngören 3. fıkranın ise;
“İhaleye fesat karıştırma suçunun:
a) Cebir ve tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi halinde temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz. Ancak, kasten yaralama veya tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunur.
b) İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde belirtilen haller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” şeklinde yeniden düzenlenmesi karşısında; TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü nazara alınıp haklarında mahkumiyet kararı verilen sanıklar ile beraat kararı verilen sanıkların suçları arasındaki bağlantı ve iştirak ilişkisi de gözetilerek hukuki durumlarının birlikte mahkemesince yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Akşehir Sulh Ceza Mahkemesinin 21/09/2005 tarih 2005/497 D. İş, 20/12/2005 tarih 2005/629 D. İş, 17/03/2006 tarih 2006/151 D. İş, 16/04/2006 tarih 2006/194 D. İş ve 15/05/2006 tarih 2006/161 D. İş sayılı iletişimin tespitine ilişkin kararlarının denetime imkan verecek şekilde dosya içine alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, esası incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.