‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/4330 K.2013/777

Esas No: 2012/4330 · Karar No: 2013/777 · Karar Tarihi: 04.02.2013
Özet: (1) Uyuşmazlık, 2012/4330 E. ve 2013/777 K. dosyalarında sanıkların rüşvet almak, rüşvet vermek, resmi evrakta sahtecilik, teşekkül oluşturmak ve mal satışından kaçınma gibi suçlamalarla karşı karşıya kalmasıdır; (2) Mahkeme, tüm sanıkları beraat ettirerek, zamanaşımı nedeniyle düşme kararlarını onaylayarak, temyiz taleplerini reddederek mahkümiyet hükümlerinin geçersizliğini beyan etmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Rüşvet almak, rüşvet vermek, resmi evrakta sahtecilik, suç işlemek için teşekkül oluşturmak, bu teşekküle üye olmak ve yardım etmek, mal satışından kaçınmak, nitelikli dolandırıcılık, görevi kötüye kullanmak

HÜKÜM: Mahkümiyet, beraet, zamanaşımı nedeniyle düşme

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı gereğince sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafiilerin koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318 ve zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararlarına karşı sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın temyiz hakkı bulunmadığından müdafiilerin bunlara yönelik temyiz taleplerinin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, başvurusunun kapsamına göre O Yer C. Savcısının temyiz itirazlarının sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... haklarında mal satışından kaçınmak suçundan verilen beraet, sanık ... hakkında Sesa firmasından rüşvet almak suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerine ilişkin olduğu anlaşıldığından O Yer C. Savcısının temyizi yönünden bu hükümlerle sınırlı olarak inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün ve 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşıldığından anılan Yasanın rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler gözetilerek yapılan incelemede;
Gerekçesi gösterilmek suretiyle;
Suç işlemek için teşekkül oluşturmak ve bu teşekküle üye olmak suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... (...),
Nitelikli dolandırıcılık suçundan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ... ve ... (...),
Haklı bir hususun temini için rüşvet vermek suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...,
Görevi kötüye kullanmak suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ...,
Haklarında verilen kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle belirtilen hükümlerin ONANMASINA,
03/12/2010 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan "Beraet eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve cürüm işlemek için oluşturulan teşekküle yardım etmek suçundan beraetine karar verilen sanık ... lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ya yüklenen cürüm işlemek için oluşturulan teşekküle yardım etmek suçunun yasa maddesinde öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, son suç tarihi olan 2003'den inceleme gününe kadar bu sürenin,
5237 sayılı TCK'nın 240. maddesi kapsamında düzenlenen mal satışından kaçınmak suçu için öngörülen cezanın tutarına nazaran aynı Yasanın 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık asli zamanaşımına tabi olması ve bu suçtan bozmaya konu hükümle haklarında beraet kararı verilen sanıklar ...,... (...), ..., ..., ... ve ...'nın sorgularının yapıldığı 28/06/2003 ve 24/07/2003 tarihleri ile inceleme günü arasında bu sürenin,
Gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ya atılı cürüm işlemek için oluşturulan teşekküle yardım etmek ve sanıklar ..., ... (...), ..., ..., ... ve ... haklarında mal satışından kaçınmak suçundan açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
Rüşvet almak suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... resmi evrakta sahtecilik suçundan sanık ... haklarındaki mahkümiyet ve mal satışından kaçınmak suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... haklarındaki beraet hükümlerinin incelenmesinde ise;
Sanık ...’ın Meday (..., ...), ... (...), Tera (...), sanık ...’in Tera (...) ve ... (...), sanık ...’in Sesa (...) ve ... (...), sanık ...'in (Tera), ... ...'nın (Ekin) ve ...'ın Meday (..., ...), firmalarının malzemelerini kullanma karşılığı haklı bir hususun temini için rüşvet vermek suçundan haklarında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilen sanıklardan menfaat temin etmeleri şeklindeki eylemleri 765 sayılı Yasanın 212. maddesi kapsamında kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması için rüşvet alma suçunu oluşturduğu oluşa uygun olarak kabul edilmiş ise de,
765 sayılı Yasanın 212. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında basit ve nitelikli rüşvet alma suçları ayrı ayrı düzenlenip yaptırım altına alındığı halde, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde ise “rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır” denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı cihetle sanıkların eylemlerinin aynı Yasanın 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu niteliğinde olduğunun gözetilmemesi ve 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasayla yapılan değişiklikten önce TCK'nın 257/3. maddesinin 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngören aynı maddenin 1. fıkrasına atıf yapması, değişiklikten sonra 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası öngören TCK'nın 257/3. maddesi ile bağımsız ceza yaptırımı getirilip ve 1. fıkrasındaki ceza yaptırımının ise 6 aydan 2 yıla kadar hapis şeklinde düzenlenmesi nedeniyle, lehe yasa karşılaştırmasının 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasayla yapılan değişiklikten önceki ve değişiklikten sonraki TCK'nın 257/3. maddesi esas alınarak yapılıp, değişiklikten önceki TCK'nın 257/3. maddesindeki düzenlemenin sanıklar lehlerine olması nedeniyle buna göre hüküm kurulmaması,
Uyulan bozma ilamından sonra suça konu medikal firmalara ait defter ve 01/02/2002 ile 18/03/2002 tarihleri arasındaki faturalarının getirtilip SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı emekli müfettişleriyle Sayıştay Uzman denetçisinden ve medikal konusunda tarafsız uzmandan oluşturulan karma heyete tevdi edilmesi sonucunda dosyaya sunulan asıl bilirkişi raporu ile medikal uzmanın yer almadığı ek bilirkişi raporlarında sadece SSK'ya yapılan satışlar incelenip, firmalar tarafından Bağ-Kur ile Emekli Sandığına yapılan satışların doğrudan şahıslar adına fatura kesilmiş olması gerekçe gösterilerek değerlendirilmediği gözetilip, dosyanın kül halinde SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı emekli müfettişleriyle, Sayıştay Uzman denetçisi ve medikal konusunda tarafsız uzmandan oluşturulan bilirkişi heyetine yeniden tevdii edilerek; Sesa (..., ..., ...), Onmed-Meday (..., ..., ...), Mutlu (...), Medistar (..., ...), Tera (...), ... (...), Light (..., ...), Ekin Sağlık (..., ...), Anki (...), MMT (...), Formed (..., ...) ve Remed (...) firmalarının 01/02/2002 ile 18/03/2002 tarihleri arasında suça konu kardiyoloji malzemelerinin satışına dair faturalar ile bunlara dair ticari kayıtlarının incelenerek, SSK ve doğrudan şahıslar adına fatura kesilmek suretiyle Bağ-Kur ile Emekli Sandığına satış yapılıp yapılmadığı, daha önceki dönemlere göre bu malzemelerin satış oranlarında önemli ve büyük ölçüde düşüş bulunup bulunmadığı ve düşüş bulunması halinde bu durumun “sağlığın korunmasında, tedavide ve tıpta kullanılan suça konu malzemenin azalmasına, darlığına veya fiyatlarının artmasına sebep olup olmadığı” hususlarında ayrıntılı ek rapor alındıktan sonra sonucuna göre sanıkların mal satışından kaçınmak suçundan hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken yetersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde beraet hükümleri kurulması,
Sanık ...'in, ... adlı hastaya fazla stend uygulanmış gibi rapor düzenlemek suretiyle resmi evrakta sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla ilgili olarak; bozma ilamından sonra oluşturulan bilirkişi heyetinde yer alan Kardiyoloji ve Radyoloji Ana Bilim Dalında görevli öğretim üyelerinin ... isimli hastaya yapılan stend uygulamalarına ilişkin “CD ve filmleri” incelemedikleri ve bu hususla ilgili görüş bildirmedikleri, sadece bilirkişi kurulunda yer alan SGK ve Sosyal Sigortalar Kurumları emekli müfettişleri ile Sayıştay uzman denetçisi bilirkişilerin ... hakkında düzenlenen “reçete ve kullanıldı raporları” üzerinde yaptıkları inceleme sonucunda belirttikleri görüşe dayanılarak hüküm kurulduğu gözetilip, adı geçen hastaya yapılan stend uygulamalarına ilişkin “CD ve filmler” ile düzenlenen “hastane reçete, kullanıldı raporları ve faturalarla” bu suça dair düzenlenmiş daha önceki bilirkişi raporlarının sanığın görev yaptığı yer dışındaki Kardiyoloji ve Radyoloji Ana Bilim Dalında görevli öğretim üyelerinden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdi edilerek; iddia ve sanığın “2 stendin damarda ilerletilememesi nedeniyle hastada kullanılamadığı” şeklindeki savunmaları üzerinde durulmak ve stend uygulamalarına ilişkin “CD ve filmleri” incelemek suretiyle, söz konusu hastaya kaç adet stend uygulandığı, faturalar ve hastane reçeteleriyle kullanıldı raporlarındaki sayılarının ne kadar olduğu, aralarında sayı bakımından fark bulunup bulunmadığı, ... hakkında düzenlenen reçete ve kullanıldı raporlarında sanık ...’in imza ve onayının olup olmadığı ve tüm bunların yapılan tıbbi uygulamayı doğrulayıp doğrulamadığı hususlarında ayrıntılı ek mütalaa alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Sanık ...’in Sesa firmasından menfaat temin etmesi eylemi teselsül etmediği halde 765 sayılı TCK'nın 80. maddesinin uygulanması, resmi evrakta sahtecilik suçunun ise teselsül ettiği halde zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması ve lehe yasa karşılaştırmasının bu hususlar gözetilerek yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Rüşvet almak suçu nedeniyle sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... haklarında; TCK'nın 219/son maddesi gereğince müebbeden memuriyetten mahrümiyetlerine karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken ayrıca yazılı şekilde 765 sayılı TCK'nın 31. maddesi gereğince 3 yıl süreyle kamu hizmetlerinden yasaklanmalarına hükmolunması ve takdiri indirim maddesinin lehe kabul edilen 765 sayılı TCK'nın 59. yerine yazılı şekilde 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi olarak gösterilmesi suretiyle karma uygulama yapılması,
Kendilerini vekil ile temsil ettiren katılanların her biri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmolunması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderlerinin ve dökümünün gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 324/2. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?