‹ Ana sayfa
Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/2840 K.2013/1133

Esas No: 2012/2840 · Karar No: 2013/1133 · Karar Tarihi: 13.02.2013
Özet: (1) Sanık, resmi belge düzenlenmesi sırasında yalan beyanda bulunmak ve rüşvet suçlarından hüküm giymişti; (2) Mahkeme, zamanaşımı nedeniyle ilk suçun düşürülmesini ve ikinci suçun da kanuni indirim hükümleriyle birlikte bozulmasını kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Yalan beyanda bulunmak, rüşvet

HÜKÜM: Atılı suçlardan mahkümiyet nedeniyle kamu davasının düşürülmesi, rüşvet suçundan bozma

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesi sırasında yalan beyanda bulunmak suçundan verilen mahkümiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Sanığın üzerine atılı suçun cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen yedi yıl altı aylık eklemeli zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
Sanık hakkında rüşvet suçundan verilen mahkümiyet hükmünün temyiz incelemesinde ise;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2012 tarihli, 2012/420 E. 2012/1771 K. sayılı kararına göre, hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin; sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı, teşebbüs hükümlerinin uygulanması sırasında mahkemece takdir edilen indirim oranı dikkate alındığında, 6352 sayılı Kanunun 87. maddesi ile TCK'nın 252. maddesinde yapılan değişikliklerin sanık lehine sonuç doğurmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın vermeyi teklif ettiği rüşvet miktarının dairemiz uygulamalarına göre suç tarihi itibariyle pek hafif değerde olduğu, bu nedenle lehe yasanın belirlenmesi sırasında 765 sayılı Kanunun 219/3. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiği gözetilip, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?