Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/2487 K.2012/11242
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Düşme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Birleşen 2006/77 Esas sayılı dosya yönünden yapılan incelemede;
Sanığa isnat edilen ve 765 sayılı TCK'nın 274/1. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçuna öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi bulunduğu nazara alındığında; dosyada zamanaşımını kesen son işlem 08/06/2007 tarihli mahkümiyet kararı olduğu halde son kesen işlemin 01/04/2003 tarihli mahkümiyet kararı olduğundan bahisle karar tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilmeksizin kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle bu dosya ile ilgili hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 15/04/2002 olan suç tarihinden itibaren inceleme gününe kadar yedi yıl altı aylık ilave zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından ve bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Birleşen 2008/714 ve 2006/83 Esas sayılı dosyalar yönünden yapılan incelemede;
Gerekçesi gösterilmek suretiyle zamanaşımı nedeniyle verilen düşme hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 13/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Düşme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Birleşen 2006/77 Esas sayılı dosya yönünden yapılan incelemede;
Sanığa isnat edilen ve 765 sayılı TCK'nın 274/1. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçuna öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi bulunduğu nazara alındığında; dosyada zamanaşımını kesen son işlem 08/06/2007 tarihli mahkümiyet kararı olduğu halde son kesen işlemin 01/04/2003 tarihli mahkümiyet kararı olduğundan bahisle karar tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilmeksizin kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle bu dosya ile ilgili hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak 15/04/2002 olan suç tarihinden itibaren inceleme gününe kadar yedi yıl altı aylık ilave zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından ve bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,
Birleşen 2008/714 ve 2006/83 Esas sayılı dosyalar yönünden yapılan incelemede;
Gerekçesi gösterilmek suretiyle zamanaşımı nedeniyle verilen düşme hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 13/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.