Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/2076 K.2013/1658
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın işletmeye teslim edilen yakıtın hileli faaliyetlerle mal edinilerek zimmet suçunu işlemesi ve bu suça ilişkin mahkümiyetin zincirleme nitelikli zimmet olarak değerlendirilip değerlendirilmemesiyle ilgilidir. Mahkeme, sanığın beraet kararını onaylayarak basit zimmet hükmünü sürdürmüş ve temyiz itirazlarını reddederek mahkümiyet kararının yerinde olduğunu kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet, beraet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan vekilinin temyiz dilekçesi içeriğinden sadece sanık ... hakkındaki beraet hükmünü temyiz ettiği anlaşıldığından incelemenin katılan yönünden beraet hükmüyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık ... hakkında verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
İstasyonda bulunan kalorifer, jeneratör ve sıcak su tesisatına 2004 yılında sayaç takılmasından sonra tüketilen yakıt miktarı ile geçmiş yıllarda kullanılan yakıt miktarının karşılaştırılması sonucu işletmede kullanılmak üzere sanığa teslim edilen yakıtın 766.474 litrelik kısmının sanık tarafından hileli faaliyetlerle mal edinildiğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 247/2. maddesinde yer alan zincirleme nitelikli zimmet suçundan mahkümiyetine karar verilmesi gerekirken sadece basit zimmet suçundan hüküm kurulması ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, olayın oluş şekli ve süresi, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın suçu sürdürmedeki ısrarlı tutumu gözönüne alınarak temel ceza ve zincirleme suç nedeniyle yapılacak artırımın hak ve nesafete uygun bir şekilde belirlenmesi gerekirken, 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olacak şekilde takdirde hataya düşülerek temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve aynı Yasanın 43. maddesi gereğince asgari oranda artırım yapılması suretiyle hüküm kurulması karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen hususlar dışında usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 07/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Zimmet
HÜKÜM: Mahkümiyet, beraet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Katılan vekilinin temyiz dilekçesi içeriğinden sadece sanık ... hakkındaki beraet hükmünü temyiz ettiği anlaşıldığından incelemenin katılan yönünden beraet hükmüyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık ... hakkında verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
İstasyonda bulunan kalorifer, jeneratör ve sıcak su tesisatına 2004 yılında sayaç takılmasından sonra tüketilen yakıt miktarı ile geçmiş yıllarda kullanılan yakıt miktarının karşılaştırılması sonucu işletmede kullanılmak üzere sanığa teslim edilen yakıtın 766.474 litrelik kısmının sanık tarafından hileli faaliyetlerle mal edinildiğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 247/2. maddesinde yer alan zincirleme nitelikli zimmet suçundan mahkümiyetine karar verilmesi gerekirken sadece basit zimmet suçundan hüküm kurulması ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, olayın oluş şekli ve süresi, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın suçu sürdürmedeki ısrarlı tutumu gözönüne alınarak temel ceza ve zincirleme suç nedeniyle yapılacak artırımın hak ve nesafete uygun bir şekilde belirlenmesi gerekirken, 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olacak şekilde takdirde hataya düşülerek temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve aynı Yasanın 43. maddesi gereğince asgari oranda artırım yapılması suretiyle hüküm kurulması karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen hususlar dışında usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 07/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.