Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/12993 K.2013/417
1 kez atıf aldı1 bozma bağlamıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Uyuşmazlık, Saruhanlı ilçesinde faaliyet gösteren çırçır işletmesi sahipleri tarafından yapılan faizle borç verme ve alivre alım sözleşmelerinin tefecilik suçunu oluşturup oluşturmadığı konusundaki davadır. (2) Mahkeme, sanıkların savunmalarını yeterince değerlendirmeden, yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak tefecilik suçundan hüküm vererek mahkumiyet kararı almıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tefecilik suçunun mağdurunun kamu idaresi olması ve faiz karşılığı ödünç para alan kişilerin kamu davasına katılan sıfatıyla kabullerinin olanaklı bulunmaması karşısında, kovuşturma evresinde suçtan zarar gördüklerinden bahisle kamu davasına katılan olarak kabullerine karar verilen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi gereğince reddiyle incelemenin sanıklar müdafiin temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklara yüklenen eylemlerin zincirleme olarak işlendiği ve teselsülün son suç tarihi olan 2006 yılı içinde sona erdiği dikkate alındığında, tebliğnamedeki katılanlar ..., ..., ..., ..., ... ile şikayetçiler ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik eylemlerin zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesine ilişkin görüşe iştirak edilmemiş, katılan Hazine vekille temsil edilmesine rağmen cezalandırılmasına karar verilen sanıklara maktu vekalet ücreti yükletilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükmün tefhim olunduğu son oturumda, esas hakkındaki savunmalarını hazırlamak üzere süre isteyen sanıklar müdafiilerin istemlerinin, hazır bulunmadıkları bir önceki celsede dosyanın karara bağlanacağının kararlaştırılmış olması biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle reddine karar verilerek savunma haklarının kısıtlanması,
Kabule göre de;
Saruhanlı ilçesinde çırçır işletmesi sahibi olan sanıkların aşamalardaki savunmalarında, katılan ve şikayetçilere faizle borç para vermediklerini, tefecilik yapmadıklarını, pamuk üreticisi olan kişilerle imzalanan sözleşmelerin, teminat olarak alınan senetlerin ve düzenlenen müstahsil makbuzlarının o yörede yapılması ticari teamüller gereğince mutat olan alivre alım sözleşmesi kapsamında bulunduğunu, bu sözleşme uyarınca üreticilerin hasat zamanı gelmeden önce ürününü getirmeyi taahhüt ederek kendilerinden avans aldıklarını, belirlenen zamanda taahhüt edilen ürün getirilmediği veya sözleşmeye aykırı biçimde başka bir tüccara satıldığı takdirde daha önce alınan senetlerin icraya konularak aradaki vade farkının faiz olarak talep edildiğini belirtmeleri, bu nitelikteki sözleşmelerin ... Ticaret Borsası tarafından da onaylanması, dosya kapsamında dinlenen kimi tanıkların da sanıklardan bu şekilde avans aldıklarını, sözleşme gereğini yerine getirince haklarında icra takibi veya başkaca bir işlem yapılmadığını ifade etmeleri karşısında, sanıkların mahallinde alivre alım işiyle uğraşıp uğraşmadıklarının araştırılıp ayrıca ... Ticaret Borsasından da sorulmasını müteakip, konunun uzmanı emekli Sayıştay uzman denetçisi bilirkişilerden oluşturulacak bir bilirkişi heyetine dosya tevdi olunarak sanıklar tarafından gerçekleştirilen faaliyetin niteliği, alivre alım sözleşmesi ya da faizle ödünç para verme kapsamında bulunup bulunmadığı, üreticilerden alınan senetlerdeki tutarların teslimi taahhüt edilen ürünlerin rayiç değeriyle örtüşüp örtüşmediği, senetlerin vade tarihleri ve icra takibinde talep edilen faiz oranlarının suç tarihinde geçerli bulunan ekonomik koşullara uygun olup olmadığı hususlarında kesin ve tereddüte yer bırakmayacak yeni bir rapor alınması ile sanıkların vergi cezalarının iptali için açtıkları davaların reddine ilişkin kararları onayan ... Bölge İdare Mahkemesinin ilgili kararlarının onaylı örneklerinin getirtilip gerekçeleri de irdelenerek sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, sanık savunmalarını değerlendirmeyen dosya kapsamındaki yetersiz bilirkişi raporuyla yetinilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Adli para cezasına çevirme işlemi sırasında uygulamaya esas olan TCK'nın 52. maddesinin hükümde gösterilmemesi,
Yargılama giderlerinin sanıklardan CMK'nın 326. maddesi gereğince sebebiyet verdikleri giderler gözetilerek ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi gerekirken yasada yeri olmayan biçimde müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Tefecilik
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tefecilik suçunun mağdurunun kamu idaresi olması ve faiz karşılığı ödünç para alan kişilerin kamu davasına katılan sıfatıyla kabullerinin olanaklı bulunmaması karşısında, kovuşturma evresinde suçtan zarar gördüklerinden bahisle kamu davasına katılan olarak kabullerine karar verilen ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi gereğince reddiyle incelemenin sanıklar müdafiin temyiz istemiyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklara yüklenen eylemlerin zincirleme olarak işlendiği ve teselsülün son suç tarihi olan 2006 yılı içinde sona erdiği dikkate alındığında, tebliğnamedeki katılanlar ..., ..., ..., ..., ... ile şikayetçiler ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik eylemlerin zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesine ilişkin görüşe iştirak edilmemiş, katılan Hazine vekille temsil edilmesine rağmen cezalandırılmasına karar verilen sanıklara maktu vekalet ücreti yükletilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükmün tefhim olunduğu son oturumda, esas hakkındaki savunmalarını hazırlamak üzere süre isteyen sanıklar müdafiilerin istemlerinin, hazır bulunmadıkları bir önceki celsede dosyanın karara bağlanacağının kararlaştırılmış olması biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle reddine karar verilerek savunma haklarının kısıtlanması,
Kabule göre de;
Saruhanlı ilçesinde çırçır işletmesi sahibi olan sanıkların aşamalardaki savunmalarında, katılan ve şikayetçilere faizle borç para vermediklerini, tefecilik yapmadıklarını, pamuk üreticisi olan kişilerle imzalanan sözleşmelerin, teminat olarak alınan senetlerin ve düzenlenen müstahsil makbuzlarının o yörede yapılması ticari teamüller gereğince mutat olan alivre alım sözleşmesi kapsamında bulunduğunu, bu sözleşme uyarınca üreticilerin hasat zamanı gelmeden önce ürününü getirmeyi taahhüt ederek kendilerinden avans aldıklarını, belirlenen zamanda taahhüt edilen ürün getirilmediği veya sözleşmeye aykırı biçimde başka bir tüccara satıldığı takdirde daha önce alınan senetlerin icraya konularak aradaki vade farkının faiz olarak talep edildiğini belirtmeleri, bu nitelikteki sözleşmelerin ... Ticaret Borsası tarafından da onaylanması, dosya kapsamında dinlenen kimi tanıkların da sanıklardan bu şekilde avans aldıklarını, sözleşme gereğini yerine getirince haklarında icra takibi veya başkaca bir işlem yapılmadığını ifade etmeleri karşısında, sanıkların mahallinde alivre alım işiyle uğraşıp uğraşmadıklarının araştırılıp ayrıca ... Ticaret Borsasından da sorulmasını müteakip, konunun uzmanı emekli Sayıştay uzman denetçisi bilirkişilerden oluşturulacak bir bilirkişi heyetine dosya tevdi olunarak sanıklar tarafından gerçekleştirilen faaliyetin niteliği, alivre alım sözleşmesi ya da faizle ödünç para verme kapsamında bulunup bulunmadığı, üreticilerden alınan senetlerdeki tutarların teslimi taahhüt edilen ürünlerin rayiç değeriyle örtüşüp örtüşmediği, senetlerin vade tarihleri ve icra takibinde talep edilen faiz oranlarının suç tarihinde geçerli bulunan ekonomik koşullara uygun olup olmadığı hususlarında kesin ve tereddüte yer bırakmayacak yeni bir rapor alınması ile sanıkların vergi cezalarının iptali için açtıkları davaların reddine ilişkin kararları onayan ... Bölge İdare Mahkemesinin ilgili kararlarının onaylı örneklerinin getirtilip gerekçeleri de irdelenerek sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken, sanık savunmalarını değerlendirmeyen dosya kapsamındaki yetersiz bilirkişi raporuyla yetinilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Adli para cezasına çevirme işlemi sırasında uygulamaya esas olan TCK'nın 52. maddesinin hükümde gösterilmemesi,
Yargılama giderlerinin sanıklardan CMK'nın 326. maddesi gereğince sebebiyet verdikleri giderler gözetilerek ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi gerekirken yasada yeri olmayan biçimde müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.