Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9776 K.2012/4390
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın işyerinde mühürleri bozarak faaliyete devam etmesi ve bu eylemlerinin cezai sorumluluğudur; mahkeme, sanığın mührü bozan davranışlarını suç olarak kabul ederek adli para cezası öngörürken, temel cezanın alt sınırının yasal düzenlemelere uygun olmadığını belirterek kararını bozmuştur. Mahkemenin sonucu, 25/04/2012 tarihinde oybirliğiyle verilen kararla, sanığın cezai sorumluluğunun yeniden değerlendirilmesi ve ilgili kararın iptali yönündedir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce ... tarafından işletilen işyerinin 17/06/2006 tarihinde mühürlenmesine rağmen, 19/06/2006 tarihinde yapılan kontrolde mührün bozularak faaliyete devam etmesi nedeniyle tekrar mühürlendiği, bu tarihten sonra işyerini devralan sanığın 05/07/2006 tarihinde ... Vergi Dairesine başvurarak adına vergi levhası çıkarttığı, 25/07/2006 tarihinde yapılan kontrolde mührün bozularak faaliyete devam ederek mühür bozma suçunu işlediği, mühürleme ve mühür bozma tutanakları ile dosya kapsamından anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 61/9. maddesinde belirtilen "adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz", şeklindeki düzenlemenin 19/12/2006 tarihinde 5560 sayılı Kanunla yürürlüğe girdiği, bu tarihten önceki seçimlik cezalarda temel adli para cezasının alt sınırının 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca 5 gün olduğu nazara alındığında, temel cezanın belirlenmesi sırasında yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden sadece "takdiren" denilmek suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce ... tarafından işletilen işyerinin 17/06/2006 tarihinde mühürlenmesine rağmen, 19/06/2006 tarihinde yapılan kontrolde mührün bozularak faaliyete devam etmesi nedeniyle tekrar mühürlendiği, bu tarihten sonra işyerini devralan sanığın 05/07/2006 tarihinde ... Vergi Dairesine başvurarak adına vergi levhası çıkarttığı, 25/07/2006 tarihinde yapılan kontrolde mührün bozularak faaliyete devam ederek mühür bozma suçunu işlediği, mühürleme ve mühür bozma tutanakları ile dosya kapsamından anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK'nın 61/9. maddesinde belirtilen "adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz", şeklindeki düzenlemenin 19/12/2006 tarihinde 5560 sayılı Kanunla yürürlüğe girdiği, bu tarihten önceki seçimlik cezalarda temel adli para cezasının alt sınırının 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi uyarınca 5 gün olduğu nazara alındığında, temel cezanın belirlenmesi sırasında yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeden sadece "takdiren" denilmek suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.