Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9590 K.2012/5453
1 kez atıf aldı1 bozma bağlamıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, mahkeme tarafından iddianamede belirtilmeyen bir mühür bozma eylemi nedeniyle sanığa hapis cezası verilmesidir; Mahkeme, 17/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar vererek bu hükmü iptal etmiş ve davayı yeniden açmıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mühür bozma suçunun temas ettiği 5237 sayılı TCK'nın 203/1. maddesinde seçimlik ceza öngörülmesi ve aynı Kanunun 50/2. maddesinde ise, “hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez” hükmünün yer alması nedeniyle, tercih ve tayin edilecek hürriyeti bağlayıcı ceza sonradan paraya çevrilemeyeceği için sanığa para cezası verilmesi düşünülüyor ise adli para cezasının 52 ve 61. maddelerdeki esaslara göre doğrudan tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeksizin anılan düzenlemelere aykırı biçimde önce hürriyeti bağlayıcı ceza verilip müteakiben paraya çevrilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın fiilen işlettiği restoranın ruhsatsız olması nedeniyle çeşitli tarihlerde mühürlenerek faaliyetinden men edildiği, 14/08/2008, 27/08/2008, 11/10/2008, 18/10/2008 ve 20/11/2008 tarihlerinde yapılan kontrollerde mührün koparılarak faaliyete devam edildiğinin tespit edildiği, sanık hakkında bu eylemlerinden dolayı cezalandırılması talebiyle 08/01/2009, 26/01/2009 ve 28/03/2009 tarihlerinde kamu davası açıldığı, suç tarihlerinin ilk dava tarihinden önce olduğu ve eylemler arasında hukuki kesinti bulunmayıp zincirleme olarak gerçekleştirildiği, birleştirilen 17/10/2008 günlü iddianame ile beraetine karar verilen ... hakkında mühür bozma suçundan dava açıldığı, sanık ... hakkında 20/09/2008 günü gerçekleştirilen mühür bozma eyleminden açılmış dava bulunmadığının anlaşılmasına, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesinin, "hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." hükmü karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, gözetilmeden ve birleşen 2008/1080 Esas sayılı dosyadaki 20/09/2008 günlü mühür bozma eylemiyle ilgili usulüne uygun iddianameyle kamu davasının açılması sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Mühür bozma suçunun temas ettiği 5237 sayılı TCK'nın 203/1. maddesinde seçimlik ceza öngörülmesi ve aynı Kanunun 50/2. maddesinde ise, “hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez” hükmünün yer alması nedeniyle, tercih ve tayin edilecek hürriyeti bağlayıcı ceza sonradan paraya çevrilemeyeceği için sanığa para cezası verilmesi düşünülüyor ise adli para cezasının 52 ve 61. maddelerdeki esaslara göre doğrudan tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeksizin anılan düzenlemelere aykırı biçimde önce hürriyeti bağlayıcı ceza verilip müteakiben paraya çevrilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın fiilen işlettiği restoranın ruhsatsız olması nedeniyle çeşitli tarihlerde mühürlenerek faaliyetinden men edildiği, 14/08/2008, 27/08/2008, 11/10/2008, 18/10/2008 ve 20/11/2008 tarihlerinde yapılan kontrollerde mührün koparılarak faaliyete devam edildiğinin tespit edildiği, sanık hakkında bu eylemlerinden dolayı cezalandırılması talebiyle 08/01/2009, 26/01/2009 ve 28/03/2009 tarihlerinde kamu davası açıldığı, suç tarihlerinin ilk dava tarihinden önce olduğu ve eylemler arasında hukuki kesinti bulunmayıp zincirleme olarak gerçekleştirildiği, birleştirilen 17/10/2008 günlü iddianame ile beraetine karar verilen ... hakkında mühür bozma suçundan dava açıldığı, sanık ... hakkında 20/09/2008 günü gerçekleştirilen mühür bozma eyleminden açılmış dava bulunmadığının anlaşılmasına, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5271 sayılı CMK'nın 225/1. maddesinin, "hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." hükmü karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, gözetilmeden ve birleşen 2008/1080 Esas sayılı dosyadaki 20/09/2008 günlü mühür bozma eylemiyle ilgili usulüne uygun iddianameyle kamu davasının açılması sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.