‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku · ön sınıflandırma

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/9363 K.2011/10920

Esas No: 2011/9363 · Karar No: 2011/10920 · Karar Tarihi: 26.10.2011
Özet: (1) Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro harici yerin tescili isteği ve bu istekle ilgili olarak Hazine’nin savunma yoluyla talebinin değerlendirilmesi konusundaki yasal uygunluk tartışmasıdır. (2) Mahkeme, Hazine’nin tescil talebini kabul edemeyeceğine karar vererek davayı reddetti ve önceki kararları bozarak yeni bir karar vermiştir.
Taraflar arasındaki davadan dolayı A... 17. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 11.05.2010 gün ve 2009/566 esas 2010/161 karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 14.04.2011 gün ve 2609-4430 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Dava, kadastro harici yerin tescili isteğine ilişkin olup, mahkemece koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.

Ancak, kadastro harici bırakılan yer için gerek 3402 Sayılı Yasanın 14, 17 ve gerekse 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713/1 maddesi hükmü uyarınca açılan tescil istekli davalarda husumetin taşınmazın içinde bulunduğu tüzel kişilik ile beraber arzın tabi maliki olan Hazineye yöneltilmesi gerekeceği tartışmasızdır. Esasen davada da husumet doğru olarak tevcih edilmiştir.

Kendisine husumet yöneltilen Hazine, savunma yoluyla taşınmazın Türk Medeni Kanununun 713.maddesi hükmü uyarınca adına tescilini istemiştir.

Hemen belirtilmelidir ki, kadastroca tespit harici bırakılan yerin 3402 sayılı Kadastro Yasasının 18/1 maddesi hükmünde öngörülen koşulların varlığı halinde açılacak bir dava ile Hazine adına tescilin istenebileceği açıktır. Ne var ki, böylesi bir isteğin müstakil bir davaya konu olacağı da izahtan varestedir.

Davalı Hazine, anılan isteğini müstakil dava olarak açmamış, savunma yoluyla getirmiştir. Öyle ise, böylesi bir isteğin aynı dava içerisinde dinlenilmesine olanak yoktur. Kaldı ki, istek 3402 sayılı Kadastro Yasasının 18.maddesine ilişkin olmayıp Türk Medeni Kanununun 713/1.maddesi hükmüne ilişkindir.

Diğer taraftan, gerek 3402 sayılı Kadastro Yasasının 14. ve gerekse Türk Medeni Kanununun 713/1.maddeleri hükmünden ancak gerçek kişiler ile kuruluşları itibariyle mevzuatta bu düzenlemelerden istifade edebilecek hükmü şahsiyete haiz tüzel kişilerin bunun yanında kamu tüzel kişilerinden de sadece İl Özel İdareleri ile Köy Hükmü Şahsiyetinin yararlanabileceği sabittir. Bir başka ifadeyle Hazinenin anılan yasal düzenlemelerden yararlanması, buna dayalı olarak da adına tescil talebinde bulunmasına olanak yoktur.

Anılan hususlar karar düzeltme isteği üzerine bu defa yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından karar düzeltme isteğinin HUMK'nun 440 maddesi (6100 Sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollamasıyla) kabulü ile Dairenin 14.04.2011 tarih, 2011/2609 esas - 2011/4430 karar sayılı bozma kararının ortadan kaldırılmasına, yerel mahkemenin 11.05.2010 tarih, 2009/566 esas, 2010/161 karar sayılı kararının ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 26.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?