Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/8961 K.2012/3737
Özet: (1) Uyuşmazlık, mahkemece verilen mühür bozma suçuna ilişkin adli para cezasının ve ilgili kanun maddelerinin uygulanması konusundaki temyiz itirazlarıdır. (2) Mahkeme, sanığın atılı suçu için adli para cezası yerine hapis cezasına karar verilmesini ve ilgili cezaların yeniden değerlendirilip açıklamasını geri bırakmayı kabul ederek kararı bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tekerrüre esas alınan Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/05/2006 gün ve 2006/110-2565 Esas ve Karar sayılı 3167 sayılı Yasanın 13/1. maddesine muhalefet suçunun, kesinlik sınırında kalan 489 TL adli para cezası olması nedeniyle, tekerrüre esas alınamayacağı gibi, atılı suçun 20/12/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile suç olmaktan çıkarıldığı, bu nedenle sanık hakkında şartları oluşmadığı halde TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 58/3. maddesinin “tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur” hükmüne aykırı olarak, mükerrir olduğu kabul edilen sanık hakkında adli para cezasına hükmolunması,
Atılı suçtan adli para cezası tayin edilirken 5237 sayılı TCK'nın 52. maddesi uyarınca gün olarak belirlenen cezadan aynı Kanunun 62. maddesi ile indirim yapıldıktan sonra TCK'nın 52/2. maddesinin gereğince gün para cezasının paraya çevrilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun topluma karşı işlenen suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği, sanığın atılı suçu ikrar edip, pişman olduğunu beyan etmesi, sabıka kaydındaki ilamların hükümden sonra suç olmaktan çıkması nedeniyle 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar yeniden değerlendirilerek sanık hakkında hükmün açıklamasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tekerrüre esas alınan Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/05/2006 gün ve 2006/110-2565 Esas ve Karar sayılı 3167 sayılı Yasanın 13/1. maddesine muhalefet suçunun, kesinlik sınırında kalan 489 TL adli para cezası olması nedeniyle, tekerrüre esas alınamayacağı gibi, atılı suçun 20/12/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile suç olmaktan çıkarıldığı, bu nedenle sanık hakkında şartları oluşmadığı halde TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 58/3. maddesinin “tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur” hükmüne aykırı olarak, mükerrir olduğu kabul edilen sanık hakkında adli para cezasına hükmolunması,
Atılı suçtan adli para cezası tayin edilirken 5237 sayılı TCK'nın 52. maddesi uyarınca gün olarak belirlenen cezadan aynı Kanunun 62. maddesi ile indirim yapıldıktan sonra TCK'nın 52/2. maddesinin gereğince gün para cezasının paraya çevrilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek yazılı şekilde uygulama yapılması,
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun topluma karşı işlenen suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği, sanığın atılı suçu ikrar edip, pişman olduğunu beyan etmesi, sabıka kaydındaki ilamların hükümden sonra suç olmaktan çıkması nedeniyle 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar yeniden değerlendirilerek sanık hakkında hükmün açıklamasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.