Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/7502 K.2013/927
Özet: Uyuşmazlık, Çorlu Tapu Sicil Müdürlüğü memurunun görevi kötüye kullanarak rüşvet alıp vermesiyle ilgili suçlamalar üzerine kurulmuştur; mahkeme, sanığın görevini kötüye kullanma suçundan hükmünü sürdürürken diğer sanık hakkındaki kararın açıklanmasını geri bırakmıştır. Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek, 5320 sayılı Kanun ve CMUK hükümleri çerçevesinde kararını bozmak yerine mevcut hükümle devam etmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Rüşvet almak, rüşvet vermek
HÜKÜM: Eylemin görevi kötüye kullanmak olarak kabulüyle sanık ...'nun mahkümiyetine, diğer sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanmaya yardım etme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar, 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi kararlardan olup, temyizi mümkün bulunmadığından CMK'nın 264. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısının bu husustaki temyiz dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek mahallinde işlem yapılması mümkün görüldüğünden incelemenin sanık ... hakkındaki mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına hasren yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde Çorlu Tapu Sicil Müdürlüğünde memur olarak görev yapan sanığın görevi gereği yapması gereken işlemler karşılığında kendisine menfaat temin etmesi eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nın 257/3 delaletiyle 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunla, TCK'nın 257/1. maddesindeki yaptırım sanık lehine değiştirilmesine rağmen bu fıkraya atıfta bulunan ve sanığın eyleminin uyduğu 3. fıkrada, aynı Kanunla yapılan değişiklik sonucu öngörülen yaptırımın sanık aleyhine sonuç doğurduğu, yine hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/5-b maddesi ile TCK'nın 257/3. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; bu tarih itibariyle sanığın eylemlerinin, 6352 sayılı Kanunun 87. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 252/2. maddesinde düzenlenen suça dönüştüğü ve bu düzenlemenin de sanık aleyhine olduğunun gözetilememesi sonucu sanık hakkında suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TCK'nın 257/3. maddesi yerine TCK'nın 257/1 maddesiyle hüküm kurulması,
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Rüşvet almak, rüşvet vermek
HÜKÜM: Eylemin görevi kötüye kullanmak olarak kabulüyle sanık ...'nun mahkümiyetine, diğer sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanmaya yardım etme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar, 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi kararlardan olup, temyizi mümkün bulunmadığından CMK'nın 264. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısının bu husustaki temyiz dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek mahallinde işlem yapılması mümkün görüldüğünden incelemenin sanık ... hakkındaki mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına hasren yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde Çorlu Tapu Sicil Müdürlüğünde memur olarak görev yapan sanığın görevi gereği yapması gereken işlemler karşılığında kendisine menfaat temin etmesi eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nın 257/3 delaletiyle 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunla, TCK'nın 257/1. maddesindeki yaptırım sanık lehine değiştirilmesine rağmen bu fıkraya atıfta bulunan ve sanığın eyleminin uyduğu 3. fıkrada, aynı Kanunla yapılan değişiklik sonucu öngörülen yaptırımın sanık aleyhine sonuç doğurduğu, yine hükümden sonra 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/5-b maddesi ile TCK'nın 257/3. maddesi yürürlükten kaldırılmış ise de; bu tarih itibariyle sanığın eylemlerinin, 6352 sayılı Kanunun 87. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 252/2. maddesinde düzenlenen suça dönüştüğü ve bu düzenlemenin de sanık aleyhine olduğunun gözetilememesi sonucu sanık hakkında suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TCK'nın 257/3. maddesi yerine TCK'nın 257/1 maddesiyle hüküm kurulması,
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.