Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/3892 K.2011/4947
Özet: Uyuşmazlık konusu, patronu olan sanığın mağdureyi işyerinde zorla tecavüz etmesi ve bu eylemin nitelikli cinsel saldırı olarak değerlendirilmesidir. Mahkeme, sanığın suçtan mahkumiyetine karar vererek 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi çerçevesinde hükmün bozulmasına ve sanığın tahliye edilmesine karar vermiştir.
Nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık ...'un yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.12.2010 gün ve 2010/103 Esas, 2010/405 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin, patronu olan sanığın cinsel ilişki teklifini kabul etmediğini, ancak sanığın işyerinde kendisini yere yatırarak zorla tecavüz ettiğini, gerekirse eşimi boşar seninle evlenirim dediğini, korktuğu için durumu ailesine anlatamadığını, ertesi gün işe gittiğini, 10 gün sonra işyerinde yalnız oldukları sırada yine zorla tecavüz ettiğini ve aynı şekilde seni alacağım, sen bana aitsin dediğini, sonraki günlerde de defalarca zorla tecavüz ettiğini, şikayetçi olduğu gün kendisini işten çıkardığını beyan etmesi karşısında, sanığın mağdureyi işe geç gelmesi ve MSN'de çok vakit geçirmesi nedeniyle işine son verdiğini, hiçbir şekilde ilişkiye girmediğini savunması, mağdurenin ilk eylemden sonra 5 ay daha işe devam etmesi ve sanığın bu sürede eylemlerini defalarca gerçekleştirmesi, mağdurenin teselsül eden eylemleri gizleyip ancak işten çıkarılmasından sonra şikayetçi olması nazara alındığında; nitelikli cinsel saldırı eyleminin cebir, tehdit veya hile kullanılarak zorla işlendiğini kabule yeterli, kesin, inandırıcı, her türlü kuşkudan uzak ve somut delillerin bulunmadığı, Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 23.10.2009 günlü raporu ile tespit edilen travma sonrası stres bozukluğunun ise mağdurenin işten çıkarılması, olayın ailesi tarafından öğrenilmesi, sanığın evlenme vaadini yerine getirmemesi gibi sebeplerle de meydana gelmiş olabileceği kuşkusuna yol açtığı halde yazılı şekilde mahkümiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Mağdurenin ruh sağlığı bozulduğu kabul edildiği halde hakkaniyet gereği ve TCK.nun 102/5. maddesine işlerlik kazandırılabilmesi için ayrıca cezasından bir miktar daha artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal salıverilmesinin mahalline bildirilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 23.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mağdurenin, patronu olan sanığın cinsel ilişki teklifini kabul etmediğini, ancak sanığın işyerinde kendisini yere yatırarak zorla tecavüz ettiğini, gerekirse eşimi boşar seninle evlenirim dediğini, korktuğu için durumu ailesine anlatamadığını, ertesi gün işe gittiğini, 10 gün sonra işyerinde yalnız oldukları sırada yine zorla tecavüz ettiğini ve aynı şekilde seni alacağım, sen bana aitsin dediğini, sonraki günlerde de defalarca zorla tecavüz ettiğini, şikayetçi olduğu gün kendisini işten çıkardığını beyan etmesi karşısında, sanığın mağdureyi işe geç gelmesi ve MSN'de çok vakit geçirmesi nedeniyle işine son verdiğini, hiçbir şekilde ilişkiye girmediğini savunması, mağdurenin ilk eylemden sonra 5 ay daha işe devam etmesi ve sanığın bu sürede eylemlerini defalarca gerçekleştirmesi, mağdurenin teselsül eden eylemleri gizleyip ancak işten çıkarılmasından sonra şikayetçi olması nazara alındığında; nitelikli cinsel saldırı eyleminin cebir, tehdit veya hile kullanılarak zorla işlendiğini kabule yeterli, kesin, inandırıcı, her türlü kuşkudan uzak ve somut delillerin bulunmadığı, Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 23.10.2009 günlü raporu ile tespit edilen travma sonrası stres bozukluğunun ise mağdurenin işten çıkarılması, olayın ailesi tarafından öğrenilmesi, sanığın evlenme vaadini yerine getirmemesi gibi sebeplerle de meydana gelmiş olabileceği kuşkusuna yol açtığı halde yazılı şekilde mahkümiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Mağdurenin ruh sağlığı bozulduğu kabul edildiği halde hakkaniyet gereği ve TCK.nun 102/5. maddesine işlerlik kazandırılabilmesi için ayrıca cezasından bir miktar daha artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal salıverilmesinin mahalline bildirilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 23.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.