Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/1873 K.2011/4422
Özet: Uyuşmazlık, sanığın zorla kaçırmaya teşebbüs suçundan yargılanması ve ardından yapılan bozma üzerine temyiz sürecinin incelenmesiyle ilgilidir. Mahkeme, sanığın temyiz itirazlarını yerinde görerek kararını bozdu ve 06.06.2011 tarihinde oybirliğiyle kararla hükmü iptal etti.
Zorla kaçırmaya teşebbüs suçundan sanık ...’ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.11.2005 gün ve 2004/52 Esas, 2005/215 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
21.11.2005 tarihinde zorunlu müdafiin yüzüne karşı yapılmış olan tefhimin, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmadığı anlaşılan sanık bakımından hukuki sonuç doğurmayacağı ve temyiz süresini başlatmayacağı gözetilerek, hükmü 14.10.2009 tarihinde öğrendiğini belirten sanığın 19.10.2009 günlü temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek esastan inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ve adli sicil kaydı da gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
21.11.2005 tarihinde zorunlu müdafiin yüzüne karşı yapılmış olan tefhimin, kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar olmadığı anlaşılan sanık bakımından hukuki sonuç doğurmayacağı ve temyiz süresini başlatmayacağı gözetilerek, hükmü 14.10.2009 tarihinde öğrendiğini belirten sanığın 19.10.2009 günlü temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek esastan inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ve adli sicil kaydı da gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.