Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/1373 K.2011/3534
Özet: Uyuşmazlık, sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine ilişkin yargılama sürecinde ortaya çıkan prosedürel ve hukuki hatalardır; Mahkeme, bu hataları dikkate alarak kararını bozdu ve 28.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar vererek önceki hükmün iptalini ve yeniden inceleme talebini kabul etti.
Beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık ...'in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkümiyetine dair, Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.05.2010 gün ve 2009/174 Esas, 2010/118 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık müdafiin yasal süreden sonra vaki duruşma isteğinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mağdurenin imdat sesi üzerine gelen tanık Ebru'nun açık olan büro kapısından mağdure ile sanığın tartışmalarını gördüğünü, sanığın ise kendisini görmediğini, yanından geçip gittiğini, onun bürodan çıkmasından sonra mağdurenin yanına geldiğini bildirmesi karşısında mahkemece eylemin tamamlanmasına ciddi sayılabilir engel nedenlerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan ve eylemin tamamlanan kısmının basit cinsel saldırı niteliğinde olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunla değişik CMK.nun 231. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve 14. fıkrasındaki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında; sanık hakkında Lüleburgaz 1. Sulh Ceza Mahkemesince 26.07.2006 gün ve 2006/35-557 sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunlu olduğu dikkate alındığında, sözü edilen hükümlülükten dolayı uyarlama kararı verilip verilmediği araştırıldıktan sonra hükmolunan cezanın TCK.nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilip verilemeyeceğinin saptanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine hükmolunmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanık müdafiin yasal süreden sonra vaki duruşma isteğinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mağdurenin imdat sesi üzerine gelen tanık Ebru'nun açık olan büro kapısından mağdure ile sanığın tartışmalarını gördüğünü, sanığın ise kendisini görmediğini, yanından geçip gittiğini, onun bürodan çıkmasından sonra mağdurenin yanına geldiğini bildirmesi karşısında mahkemece eylemin tamamlanmasına ciddi sayılabilir engel nedenlerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan ve eylemin tamamlanan kısmının basit cinsel saldırı niteliğinde olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunla değişik CMK.nun 231. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve 14. fıkrasındaki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında; sanık hakkında Lüleburgaz 1. Sulh Ceza Mahkemesince 26.07.2006 gün ve 2006/35-557 sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunlu olduğu dikkate alındığında, sözü edilen hükümlülükten dolayı uyarlama kararı verilip verilmediği araştırıldıktan sonra hükmolunan cezanın TCK.nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilip verilemeyeceğinin saptanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine hükmolunmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.