Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/13581 K.2011/25312
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın teselsülen mühür fekki suçundan mahkumiyetine ilişkin beş ayrı davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi ve bazı hükümlerin bozulması veya iptali talebidir; (2) Mahkeme, ilgili cezaların yedi yıl altı aylık ilave zamanaşımına ulaştığını belirterek tüm davaları düşürdüğünü, ilgili hükümlerin bozulmadığını ve temyiz itirazlarının reddiyle kararını oybirliğiyle onayladığını hükmedmiştir.
Teselsülen mühür fekki suçundan sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; lehe kabul edilen 765 sayılı Yasa hükümleri uyarınca 5 kez atılı suçtan mahkümiyetine dair, Gölbaşı (Ankara) Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 09.05.2007 gün ve 2003/468 Esas, 2007/172 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 4. Ceza Dairesi Başkanlığının gönderme kararı ile daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Hüküm fıkrasının II, III ve IV numaralı bentlerinin temyiz incelemesinde;
Sanığın üzerine atılı mühür fekki suçunun tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 274/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, 14.05.2004 ve öncesi olan suç tarihleri ile inceleme günü arasında yedi yıl altı aylık ilave zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilerek, davaların zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
Hüküm fıkrasının V ve VI numaralı bentlerinin temyiz incelemesinde ise;
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan mahkümiyeti bulunduğu anlaşılan sanık hakkında CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemenin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmadığından ve hükmün V. bölümünde "19.10.2004 tarihli iddianameye kadar" ibaresindeki tarihin maddi hata sonucu yazıldığı, anılan iddianamenin 19.11.2004 tarihli olduğu ve bu hata mahallinde düzeltilebileceğinden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen hususlar dışında usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Hüküm fıkrasının II, III ve IV numaralı bentlerinin temyiz incelemesinde;
Sanığın üzerine atılı mühür fekki suçunun tabi olduğu 765 sayılı TCK.nun 274/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, 14.05.2004 ve öncesi olan suç tarihleri ile inceleme günü arasında yedi yıl altı aylık ilave zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilerek, davaların zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
Hüküm fıkrasının V ve VI numaralı bentlerinin temyiz incelemesinde ise;
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan mahkümiyeti bulunduğu anlaşılan sanık hakkında CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemenin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmadığından ve hükmün V. bölümünde "19.10.2004 tarihli iddianameye kadar" ibaresindeki tarihin maddi hata sonucu yazıldığı, anılan iddianamenin 19.11.2004 tarihli olduğu ve bu hata mahallinde düzeltilebileceğinden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle eleştirilen hususlar dışında usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA, 12.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.