Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/13240 K.2012/1355
Özet: Uyuşmazlık, işyerinde mühür bozan sanığın ruhsatı olmayan konfeksiyon atölyesinde çalışmaya devam etmesi nedeniyle Mühür Bozma suçunun işlendiği iddiasıdır. Mahkeme, sanığı hapis cezasına çevirilemez bir adli para cezasıyla mahkum ederek kararını mahkumiyet olarak verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
İşlettiği konfeksiyon atölyesinin ruhsatı bulunmadığı için Belediye görevlilerince mühürlenmesine rağmen sanığın suç tarihinde mührü bozarak işyerinde çalışmaya devam ettiği dosya kapsamı ve mevcut delillerle sabit olan davaya konu olayda yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın işlediği kabul edilen mühür bozma suçunun temas ettiği 5237 sayılı TCK'nun 203/1. maddesinde seçimlik ceza öngörülmesi ve aynı Kanunun 50/2. maddesinde ise, "hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez" hükmünün yer alması nedeniyle, tercih ve tayin edilecek hürriyeti bağlayıcı ceza sonradan paraya çevrilemeyeceği için sanığa para cezası verilmesi düşünülüyor ise adli para cezasının 52 ve 61. maddelerdeki esaslara göre doğrudan tayin ve tespiti yerine anılan düzenlemelere aykırı biçimde önce hürriyeti bağlayıcı ceza verilip müteakiben 52/2. madde 50/1-a uyarınca bu cezanın paraya çevrilmesi, sanığa hapis cezası verilmesi düşünülüyor ise de aynı Yasanın 50/2. maddesindeki kısıtlama nedeniyle sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 2 ve 3. fıkra hükümleri gereğince adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi hususunun tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümlesi ve sanığın adli sicil kaydında yer alan mahkümiyetinin 3167 sayılı Çek Kanunu'nun 13/1. maddesine muhalefet olması sebebiyle bu kanunda yapılan değişiklikler de nazara alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile Yerel C. Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
İşlettiği konfeksiyon atölyesinin ruhsatı bulunmadığı için Belediye görevlilerince mühürlenmesine rağmen sanığın suç tarihinde mührü bozarak işyerinde çalışmaya devam ettiği dosya kapsamı ve mevcut delillerle sabit olan davaya konu olayda yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın işlediği kabul edilen mühür bozma suçunun temas ettiği 5237 sayılı TCK'nun 203/1. maddesinde seçimlik ceza öngörülmesi ve aynı Kanunun 50/2. maddesinde ise, "hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez" hükmünün yer alması nedeniyle, tercih ve tayin edilecek hürriyeti bağlayıcı ceza sonradan paraya çevrilemeyeceği için sanığa para cezası verilmesi düşünülüyor ise adli para cezasının 52 ve 61. maddelerdeki esaslara göre doğrudan tayin ve tespiti yerine anılan düzenlemelere aykırı biçimde önce hürriyeti bağlayıcı ceza verilip müteakiben 52/2. madde 50/1-a uyarınca bu cezanın paraya çevrilmesi, sanığa hapis cezası verilmesi düşünülüyor ise de aynı Yasanın 50/2. maddesindeki kısıtlama nedeniyle sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 2 ve 3. fıkra hükümleri gereğince adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi hususunun tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
Hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümlesi ve sanığın adli sicil kaydında yer alan mahkümiyetinin 3167 sayılı Çek Kanunu'nun 13/1. maddesine muhalefet olması sebebiyle bu kanunda yapılan değişiklikler de nazara alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile Yerel C. Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.