‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/12850 K.2011/25633

Esas No: 2011/12850 · Karar No: 2011/25633 · Karar Tarihi: 21.12.2011
Rüşvet almak ve görevi kötüye kullanmak suçlarından sanıklar ... ve ..., rüşvet almak, görevi kötüye kullanmak ve memuriyetine ait bilgiyi ifşa etmek suçlarından sanık ...'ın bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ... ve ...'in rüşvet almak eylemlerinin lehe olan 5237 sayılı TCK.nuna göre görevi kötüye kullanmak olarak kabulüyle mahkümiyetlerine ve sanık ...'ın eyleminin yetkili olmadığı iş için menfaat sağlamak olarak kabulüyle zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına dair, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.03.2011 gün ve 2009/206 Esas, 2011/235 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahil Tetaş vekili ile sanıklar Muzaffer ve Ünal müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Ankara C.Bassavcılığının 28.04.2003 tarih ve 2003/28871 hazırlık sayılı iddianame ile Eylül 1999 tarihinde, 154 kilovatlık Özlüce- Bingöl Enerji Nakil Hattı işinin yüklenicisi Hayrettin Özdil Anonim Şirketi firmasına haksız ve yersiz olarak gerekenden fazla süre uzatımı verilerek kurum zararına sebebiyet vermek sureti ile görevlerini kötüye kullanmaktan sanıklar ... ve ... haklarında 765 sayılı TCK.nun 240. maddesi uyarınca cezalandırılmaları için açılan kamu davasıyla ilgili olarak mahkemece verilen 08.05.2008 gün ve 2003/17 Esas, 2008/100 Karar sayılı beraet hükmünün Dairemizin 30.03.2003 tarih ve 2002/7647 Esas, 2003/1415 Karar sayılı ilamı ile bozulmasından sonra söz konusu kamu davası ile ilgili olarak herhangi bir hüküm kurulmamış ise de, zamanaşımı haddine kadar mahkemesince bu konuda bir karar verilmesi mümkün görülmüş ve sanık ...'nin Nuri Doğan Karadeniz'den 50.000 Dolar alması eylemininin söz konusu sanıkların beyanlarına göre "2000 yılı Ramazan ayında" gerçekleştiği anlaşıldığından bu suçla ilgili olarak tebliğnamenin son paragrafındaki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş ve bozmadan sonra naip hakim vasıtasıyla dinlenen sanık ...'in oğlu olan tanık ...'e CMK.nun 51. maddesi gereğince tanıklıktan çekinme hakkının hatırlatılmaması dosya kapsamına göre sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Oluşa uygun olarak sanık ...'ın işlediği kabul edilen yetkili olmadığı iş için menfaat sağlamak suçuna ilişkin kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken, ortadan kaldırılmalarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan CMUK. 322. maddede verilen yetkiye dayanılarak; hüküm fıkrasındaki "... kamu davasının ortadan kaldırılmasına" ibaresinin çıkartılıp, yerine "... CMK.nun 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ...'in rüşvet almak eylemlerinin lehe olan 5237 sayılı TCK.nuna göre görevi kötüye kullanmak olarak kabulüyle mahkümiyetlerine dair verilen hükümlerin incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasayla yapılan değişiklikten önce TCK.nun 257/3. maddesinin 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngören aynı maddenin 1. fıkrasına atıf yapması, değişiklikten sonra 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası öngören TCK.nun 257/3. maddesi ile bağımsız ceza yaptırımı getirilip ve 1. fıkrasındaki ceza yaptırımının ise 6 aydan 2 yıla kadar hapis şeklinde düzenlenmesi nedeniyle, lehe yasa karşılaştırmasının 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasayla yapılan değişiklikten önceki ve değişiklikten sonraki TCK.nun 257/3. maddesi esas alınarak yapılıp, değişiklikten önceki TCK.nun 257/3. maddesindeki düzenlemenin sanıklar lehlerine olması nedeniyle buna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Sanıkların eylemlerinin 765 sayılı TCK.nun 212/1. maddesi kapsamında kaldığı halde gerekçeli kararda TCK.nun 212/2. maddesi kapsamında kaldığının belirtilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Kanuna aykırı, müdahil Tetaş vekili ile sanıklar Muzaffer ve Ünal müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



A/D

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?