‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/11272 K.2011/22853

Esas No: 2011/11272 · Karar No: 2011/22853 · Karar Tarihi: 27.10.2011
Nitelikli zimmet suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...'nün yapılan yargılanmaları sonunda; ...'nın atılı suçtan mahkümiyetine, ...'nün beraetine, ... ve ...'ın nitelikli zimmet suçuna yardım etmekten mahkümiyetlerine dair, Elazığ Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.03.2007 gün ve 1999/207 Esas, 2007/118 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Sanık ... müdafiin yasal süreden sonra yapılan duruşma isteğinin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık ... hakkında verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesi yerine anılan maddenin (d) bendinin koşullu salıverme tarihine kadar yoksun kılınmasına hükmolunması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası niteliğinde görülmüştür.
5237 sayılı TCK.nun 61. maddesi düzenlemesine göre sanıklar ... ve ... hakkında TCK.nun 39. maddesinin 43. maddesinden sonra uygulanması, sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık ...'nın ... Tarım Kredi Kooperatifindeki görevi sırasında 1998 yılı ve daha öncesinde işlediği diğer zimmet eylemlerinden dolayı ayrı ayrı davalar açıldığı, iş bu davanın dayanağı olan 03.08.1999 günlü idari soruşturma raporunda hüküm tarihinde 2005/557 Esas sayı ile derdest olan davaya konu 44 nolu ortak ... adına sahte imzalarla 04.09.1995/... tarih ve sayılı 110.160.000 liralık yem senedi düzenleyerek tutarını alma fiiline de yer verildiğinin anlaşılması karşısında, anılan dava sonuçlanmamış ise birleştirilerek, sonuçlanmış ise onaylı bir örneği dosya arasına konulmak suretiyle eylemlerin aynı olup olmadığı veya bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenip işlenmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık ...'nın, diğer sanıklar ... ve ...'a kredi vermek maksadıyla, temin ettikleri sahte ikametgah belgeleri ve fotoğrafları kullanmak suretiyle birlikte iştirak halinde ve bu sanıkların azmettirmesiyle gerçekleştirdikleri gözetilmeden sanıklar ... ve ... hakkında 765 sayılı TCK.nun 64. maddesi, 5237 sayılı TCK.nun 40. maddesi yollamasıyla 38. maddesi yerine yardım eden olarak değerlendirilip 5237 sayılı TCK.nun 39. maddesi ile uygulama yapılması sonucu eksik ceza tayini,
Lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" biçimindeki düzenleme nedeniyle, sanıkların zimmeti sağlamak ve açığa çıkmasını engellemek için gerçek yada hayali şahısları sahte belgelerle kooperatife üye kaydedip, bunlarla birlikte önceden kooperatife üye olanlar adına sahte kredi borç senetleri tanzim ederek kredi verilmiş gibi gösterip bedelini, mal edinmek eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
Lehe kanun belirlenirken 765 sayılı TCK.nun 202/2. maddesine göre temel cezanın teşdiden verileceği belirtildiği halde alt sınır olan 12 yıl hapis cezası tayin edilip, uygulama imkanı bulunmayan TCK.nun 219/2. maddesi ile artırım yapılarak hükümlerin karıştırılması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, ... hakkında kurulan hüküm bakımından re'sen de temyize tabi olan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?