‹ Ana sayfa
Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2011/10345 K.2012/6214

Esas No: 2011/10345 · Karar No: 2012/6214 · Karar Tarihi: 04.06.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanığın evindeki su sayacının mühürünün koparılması ve bu eylemin mühr bozma suçunu oluşturup oluşturmadığı konusundaki temyiz başvurusudur. Mahkeme, 3.600,00 TL adli para cezası ile mahkumiyet kararı vererek kararını bozmamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma

HÜKÜM: 3.600,00 TL APC ile mahkümiyetine

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hüküm fıkrasında sonuç cezanın belirlenmesine esas alınan günlük adli para cezasının miktarı belirlenirken TCK'nın 52. maddesinin yanında 50. maddesi de gösterilmiş ise de; temel ceza gün adli para cezası olarak belirlendiğinden, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen 1 no'lu görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanığın oturduğu evdeki su sayacının mühürlenmesinden sonra 14/07/2005 tarihinde yapılan kontrolde mührün koparılarak su kullanımına devam edildiğinin anlaşılması karşısında;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamunun güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, suç tarihi itibariyle sabıkası bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkındaki temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak verilmiş ise de; TCK'nın 61. maddesine 9. fıkranın eklendiği 5560 sayılı Kanunun yürürlük tarihinin 19/12/2006 oluşu da gözetilerek, suç tarihi itibariyle TCK'nın 52/1. maddesine göre adli para cezasının alt sınırının 5 gün olması nedeniyle temel cezanın belirlenmesi sırasında bu husus dikkate alınmadan ve cezanın alt sınırının 5 gün olarak mı, yoksa 180 gün olarak mı esas alındığı gerekçeli kararda gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?