Yargıtay5. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/9759 K.2011/2008
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların rüşvet almak, görevi kötüye kullanmak, iftira ve yalan tanıklık suçlarından yargılanmasıdır; mahkeme, bu suçlamaların zamanaşımı nedeniyle bozulmasına karar vererek davaları düşürmüştür.
Rüşvet almak, görevi kötüye kullanmak, iftira, yalan tanıklık suçlarından sanıklar ..., ... (...), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'un yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar ... ve ...'ın eylemleri görevi kötüye kullanmak olarak kabulüyle bu ve diğer sanıkların ise üzerlerine atılı suçlardan mahkümiyetlerine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden bozma üzerine verilen 27/03/2009 gün ve 2007/224 Esas, 2009/138 Karar sayılı hükümlerin Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ve Yüksek 4. Ceza Dairesinin iade kararıyla daireye gönderilmekle incelendi;
Yokluğunda verilen hükmün 13.05.2009 tarihinde tebliğ edilmesine karşılık yasal bir haftalık süreyi geçirdikten sonra 21.05.2009 tarihinde temyiz etmiş olduğundan, sanık ...'ın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... dışındaki diğer sanıklara isnat olunan ve oluşumu kabul edilen görevi kötüye kullanmak, iftira ve yalan tanıklık suçlarının kanunda öngörülen cezalarının üst sınırları itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olarak kabul edilmesi gereken temadinin son bulduğu iddianamenin düzenleme tarihi olan 13.05.2003'den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gözetilmek suretiyle 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 16.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yokluğunda verilen hükmün 13.05.2009 tarihinde tebliğ edilmesine karşılık yasal bir haftalık süreyi geçirdikten sonra 21.05.2009 tarihinde temyiz etmiş olduğundan, sanık ...'ın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... dışındaki diğer sanıklara isnat olunan ve oluşumu kabul edilen görevi kötüye kullanmak, iftira ve yalan tanıklık suçlarının kanunda öngörülen cezalarının üst sınırları itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olarak kabul edilmesi gereken temadinin son bulduğu iddianamenin düzenleme tarihi olan 13.05.2003'den inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gözetilmek suretiyle 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca davaların zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 16.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.