Yargıtay 5. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/9619 K.2011/610
Özet: Uyuşmazlık, çocuğun ruh sağlığını bozacak şekilde gerçekleşen cinsel istismar eylemlerinin nitelikli ve basit suç olarak tanımlanıp mahkemece kabul edilmesi konusundaki sanıkların yargılanmasıdır; Mahkeme, sanıkların eylemlerinin sırasıyla çocuğun nitelikli ve basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğunu kabul ederek, ilgili hükümlerin 5320 sayılı Kanun ve CMUK hükümleri uyarınca bozulmasına, tutuklu kaldıkları süreye göre tahliye edilip derhal salıverilmelerine karar vermiştir.
Çocuğun ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel istismarı suçundan sanıklar ... ve ...’ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...’un eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı, sanık ...’ın eyleminin ise çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkümiyetlerine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04.03.2010 gün ve 2009/42 Esas, 2010/26 Karar sayılı sanık ... yönünden re’sen de temyize tabi hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri, katılan vekili ve O Yer C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında TCK.nun 43. maddesi ile yapılan artırım sonucunda 8 yıl 12 ay hapis cezası tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi anılan Yasanın 62. maddesi uyarınca yapılan indirim sonucunda cezanın doğru belirlenmesi karşısında sonuca etkili olmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir;
Ancak;
Katılanın ruh sağlığının bozulup bozulmadığı, bozulmuş ise hangi sanığın eylemi nedeniyle bozulduğu hususunda Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 7 ve 23. maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül edecek İhtisas Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-c maddesindeki hak ve yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık ... hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri, katılan vekili ve O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık ... yönünden re’sen de temyize tabi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık ...’ın tutuklu kaldığı süreye göre TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin mahalline bildirilmesi hususunda Yargıtay C. Başsavcılığına müzekkere yazılmasına 11.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanık ... hakkında TCK.nun 43. maddesi ile yapılan artırım sonucunda 8 yıl 12 ay hapis cezası tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi anılan Yasanın 62. maddesi uyarınca yapılan indirim sonucunda cezanın doğru belirlenmesi karşısında sonuca etkili olmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir;
Ancak;
Katılanın ruh sağlığının bozulup bozulmadığı, bozulmuş ise hangi sanığın eylemi nedeniyle bozulduğu hususunda Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 7 ve 23. maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül edecek İhtisas Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-c maddesindeki hak ve yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık ... hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri, katılan vekili ve O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık ... yönünden re’sen de temyize tabi hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık ...’ın tutuklu kaldığı süreye göre TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin mahalline bildirilmesi hususunda Yargıtay C. Başsavcılığına müzekkere yazılmasına 11.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.